Yoksa sadece kura mı?
Bugün elektrikli scooter'ımı kargolamadan önce dün scooter ile gidip bu kaça gider dedim, 100-150 falan dediler. Sen gel ben yardımcı olurum dedi birisi. Aras kargo bu arada.
Sonra bugün kendi kutusuna koydum koruma köpükleri falan derken bi baktım ebat biraz fazla büyüdü inşallah çok bir şey çıkmaz çünkü kargoyu ben karşılarım diye anlaşmıştım fazla pazarlık yapmadık ona göre.
Neyse gittim ölçtüler tarttılar 260TL tutar dediler. Dedim ben dün geldim 150yi geçmez dediniz ben ödiycem bir şey yapamaz mıyız dedim çok geldi..
O da valla 35desi geldi 30 girdim ona rağmen bu fiyat dedi. Ben de dün konuştuğum adama rica ettim o da ekranda bir şeylere tıkladı tamam kardeşim 160 TL dedi.
Dedim allah razı olsun abey ver elini öpeyim.
:D çok teşekkürler dedim ücreti ödedim, ha dedim bir de alıcısı ısrarla kırılacak sticker ı yapışıtırılması rica ediyor onu da yapıştırabilir miyiz dedim. Tamam ben onu halledicem sizin işlemler tamam dedi çıktım geldim.
Sonra evde şarj aletini unutmuşum koştur koştur döndüm araca yüklüyorlardı dedim 1dk şunu unutmusum açıp koyabilir miyiz.. açtık koyduk sağolsunlar. Sonra fark ettim ki etiket yok.
İçeri gittim, dedim usta ya bizim etiket unutlmuş bakın çok ısrar etti dedim. Aa pardon yapıştırırım birazdan dedi. Dedim ben yapıştırayım nerdeyse araca koyuyorlar. Tamam kardeşim bende o iş dedi :D Ben de döndüm zaten kapanıyordu orası.
Şimdi büyük ihtimalle yapıştırmayacaklar ve 2 sorum var;
1) Fiyatın düşmesini nasıl sağladılar neredeyse 100TL ?
2) Etiket konusunda neden bonkör davranamıyorlar fiyat düşürülme işlemindeki bir detaydan ötürü mü?
Yoksa o etiketin getirdiği hukuksal yaptırımlar falan var da ürüne bir şey olursa tazminat açma hakkı doğuyor, etiket yoksa doğmuyor gibi detaylar mı var?
Teşekkürler ^^
Sonra bugün kendi kutusuna koydum koruma köpükleri falan derken bi baktım ebat biraz fazla büyüdü inşallah çok bir şey çıkmaz çünkü kargoyu ben karşılarım diye anlaşmıştım fazla pazarlık yapmadık ona göre.
Neyse gittim ölçtüler tarttılar 260TL tutar dediler. Dedim ben dün geldim 150yi geçmez dediniz ben ödiycem bir şey yapamaz mıyız dedim çok geldi..
O da valla 35desi geldi 30 girdim ona rağmen bu fiyat dedi. Ben de dün konuştuğum adama rica ettim o da ekranda bir şeylere tıkladı tamam kardeşim 160 TL dedi.
Dedim allah razı olsun abey ver elini öpeyim.
:D çok teşekkürler dedim ücreti ödedim, ha dedim bir de alıcısı ısrarla kırılacak sticker ı yapışıtırılması rica ediyor onu da yapıştırabilir miyiz dedim. Tamam ben onu halledicem sizin işlemler tamam dedi çıktım geldim.
Sonra evde şarj aletini unutmuşum koştur koştur döndüm araca yüklüyorlardı dedim 1dk şunu unutmusum açıp koyabilir miyiz.. açtık koyduk sağolsunlar. Sonra fark ettim ki etiket yok.
İçeri gittim, dedim usta ya bizim etiket unutlmuş bakın çok ısrar etti dedim. Aa pardon yapıştırırım birazdan dedi. Dedim ben yapıştırayım nerdeyse araca koyuyorlar. Tamam kardeşim bende o iş dedi :D Ben de döndüm zaten kapanıyordu orası.
Şimdi büyük ihtimalle yapıştırmayacaklar ve 2 sorum var;
1) Fiyatın düşmesini nasıl sağladılar neredeyse 100TL ?
2) Etiket konusunda neden bonkör davranamıyorlar fiyat düşürülme işlemindeki bir detaydan ötürü mü?
Yoksa o etiketin getirdiği hukuksal yaptırımlar falan var da ürüne bir şey olursa tazminat açma hakkı doğuyor, etiket yoksa doğmuyor gibi detaylar mı var?
Teşekkürler ^^
Shirley Valentine tiyatrosuna bu akşam 2kişilik bilet (Kadıköy Halk Eğitim)
ananiyimioguz #1537694
Bizim planlarda değişiklik oldu gidemeyeceğiz 2 kişilik bilet yaklaşık 320tl idi ama şu an biletler bitmiş, kar gütmeden fiyatının altına kim ne verebiliyor ise vereceğim iletişim icin mesaj atabilirsiniz.
Saat 20:30 da
tiyatrolar.com.tr
Saat 20:30 da
tiyatrolar.com.tr
Şu videodaki olayı kullandığı bir reklam vardı ara ara çıkıyor önüme ama onun videosunu bulamadım bulabilecek olan var mı?
youtu.be
Kedi planordeyken aninda havada gözlük kask parasut falan siparis edip atliyordu.
Edit: Bulundu @Gebeş kaplumbağası sağolsun ^^
twitter.com
youtu.be
Kedi planordeyken aninda havada gözlük kask parasut falan siparis edip atliyordu.
Edit: Bulundu @Gebeş kaplumbağası sağolsun ^^
twitter.com
Bir usta ile görüşüyorum. İş hesabı falan mı, çalışma saatini ifade ediyor olabilir mi ilk defa görüyorum. Daha önce de iş hesaplarıyla yazıştım gerçi ama böyle bir icon yoktu.
www.hizliresim.com
www.hizliresim.com
Şiddetin hiç bir türlüsünü savunmuyorum ancak sizin de bildiğiniz gibi erkek egemen bir dünyadan, kadınların çalışma hayatına dahil olması ile birlikte daha eşitlikçi bir dünyaya doğru evrilerek gidiyoruz.
Bu serüvende zaman zaman kadınların erkekleştiğini, erkeklerin de kadınlaştığını görüyorsunuzdur. Dengeler biraz değişiyor. Sanki kadınların hızlarını alamayıp erkekleri fazla istedikleri gibi evirdiklerini ve hatta zaman zaman ilkel dürtülerine yenik düşüp yine bir önceki versiyon erkek tiplemelerinden hoşlandıkların da görüyorsunuzdur. Henüz tam oturmuş sayılmaz değişiklik.
Beni en çok rahatsız eden konu ise şu;
Kadınlar dedi ki fiziksel şiddete karşıyız. Dayak yiyoruz. Gücünüz bize mi yetiyor dediler. Haklılardı da. Fiziksel olarak daha güçsüz bir canlıya bu denli bir üstünlük ve baskı kurmak yanlıştı.
Tamam dedik biz de savunuyoruz, kadına şiddete karşıyız.
E peki bizim bu anlayışlığımızın mükafatı olarak biz ne görüyoruz?
Trip, surat, laf sokma, aşağılama, aşırı kıskançlık, aşırı denetim, ses yükseltme, çevreye zarar verme ve hatta bazen alanı boş bulup da şiddet uygulama.
Şimdi soruyorum size elinizi vicdanınıza koyun, şu üstte yazdıklarımın her biri insanı yavaş yavaş öldürür. Bazen öyle çileden çıkartır ki dayak yesem daha iyiydi dersiniz (fiziksel şiddeti savunmuyorum).
Kadın erkek eşitliği derken erkeklerin sesinin daha az çıktığı, kadın egemen bir topluma gittiğimizi söyleyebilir miyiz?
Sizce de bu durumda eşitlik savunucularında bir iki yüzlülük söz konusu değil midir? Duygusal şiddetin tillahını uygulamak da bir şiddet değil midir? Öyle görülmüyor mu yoksa? Kendi güçlü oldukları alanlarına çekildik diyebilir miyiz :)
*Dikkat edenleri tenzih ediyorum.
Bu serüvende zaman zaman kadınların erkekleştiğini, erkeklerin de kadınlaştığını görüyorsunuzdur. Dengeler biraz değişiyor. Sanki kadınların hızlarını alamayıp erkekleri fazla istedikleri gibi evirdiklerini ve hatta zaman zaman ilkel dürtülerine yenik düşüp yine bir önceki versiyon erkek tiplemelerinden hoşlandıkların da görüyorsunuzdur. Henüz tam oturmuş sayılmaz değişiklik.
Beni en çok rahatsız eden konu ise şu;
Kadınlar dedi ki fiziksel şiddete karşıyız. Dayak yiyoruz. Gücünüz bize mi yetiyor dediler. Haklılardı da. Fiziksel olarak daha güçsüz bir canlıya bu denli bir üstünlük ve baskı kurmak yanlıştı.
Tamam dedik biz de savunuyoruz, kadına şiddete karşıyız.
E peki bizim bu anlayışlığımızın mükafatı olarak biz ne görüyoruz?
Trip, surat, laf sokma, aşağılama, aşırı kıskançlık, aşırı denetim, ses yükseltme, çevreye zarar verme ve hatta bazen alanı boş bulup da şiddet uygulama.
Şimdi soruyorum size elinizi vicdanınıza koyun, şu üstte yazdıklarımın her biri insanı yavaş yavaş öldürür. Bazen öyle çileden çıkartır ki dayak yesem daha iyiydi dersiniz (fiziksel şiddeti savunmuyorum).
Kadın erkek eşitliği derken erkeklerin sesinin daha az çıktığı, kadın egemen bir topluma gittiğimizi söyleyebilir miyiz?
Sizce de bu durumda eşitlik savunucularında bir iki yüzlülük söz konusu değil midir? Duygusal şiddetin tillahını uygulamak da bir şiddet değil midir? Öyle görülmüyor mu yoksa? Kendi güçlü oldukları alanlarına çekildik diyebilir miyiz :)
*Dikkat edenleri tenzih ediyorum.
html'de form validation ı css ile yönetemiyor muyuz?
ananiyimioguz #1537380
required yazdığım alanlar var. bunları da valid ve invalid durumlarına göre style vererek ayırdım.
Fakat sayfa ilk açıldığında invalid case ine düştükleri için hatalı imajı çiziyorlar.
Aslında ben submit ettikten sonra kontrol edip ona göre style değişsin istiyorum.
css de :invalid şeklinde kullandım. script e girmeden buradan yönetilemez mi @media ile falan?
Fakat sayfa ilk açıldığında invalid case ine düştükleri için hatalı imajı çiziyorlar.
Aslında ben submit ettikten sonra kontrol edip ona göre style değişsin istiyorum.
css de :invalid şeklinde kullandım. script e girmeden buradan yönetilemez mi @media ile falan?
Dumbledore'un Sırları sorusu
ananiyimioguz #1537356
Son filmden pek bir keyif almamakla birlikte son sahnedeki olayda da bir mantıksızlık sezdim açıklayabilir misiniz?
Tamam yine aktı gitti film ama diğerleri kadar bir düşünülmüşlük göremedim ya da altı doldukça daha mı fazla bir şey bekliyor acaba izleyici? Veya yaş ilerledi ondan mı basit gelmeye başlıyor bilmiyorum ama pek fantastik canavar ve derinlik göremedik.
-spoiler alert-
Son sahnede dumbledore un bir türlü aşamadığı kan bağı büyüsü olan bir bilekliği vardı. Ne zaman grindelward a karşı kötü bir şey düşünse onun her yerini sarıp boğuyor gibi oluyordu.
Fakat aynı şey grindelward'da da yok mu? Dumbledore a saldırmayı düşündüğünde neden kendisine engel olmadı? Güya o saldırmış da dumbledore savunma yapmışmış iki kutup birbirini nötürlemiş büyü bozulmuş.
Bir de artık büyü bozulduğuna göre dumbledore un ona saldırmamak için bir bahanesi kalmıyor. Aslında son sahnede bileklik kırılsa dahi ona öldürücü vuruşu yapmaması olayında geçmişteki aşkın gücü vurgulandı büyük ihtimalle.. ama bu böyle devam mı edecek zaafı?
-spoiler alert-
Tamam yine aktı gitti film ama diğerleri kadar bir düşünülmüşlük göremedim ya da altı doldukça daha mı fazla bir şey bekliyor acaba izleyici? Veya yaş ilerledi ondan mı basit gelmeye başlıyor bilmiyorum ama pek fantastik canavar ve derinlik göremedik.
-spoiler alert-
Son sahnede dumbledore un bir türlü aşamadığı kan bağı büyüsü olan bir bilekliği vardı. Ne zaman grindelward a karşı kötü bir şey düşünse onun her yerini sarıp boğuyor gibi oluyordu.
Fakat aynı şey grindelward'da da yok mu? Dumbledore a saldırmayı düşündüğünde neden kendisine engel olmadı? Güya o saldırmış da dumbledore savunma yapmışmış iki kutup birbirini nötürlemiş büyü bozulmuş.
Bir de artık büyü bozulduğuna göre dumbledore un ona saldırmamak için bir bahanesi kalmıyor. Aslında son sahnede bileklik kırılsa dahi ona öldürücü vuruşu yapmaması olayında geçmişteki aşkın gücü vurgulandı büyük ihtimalle.. ama bu böyle devam mı edecek zaafı?
-spoiler alert-
Hayatı zaten dünya yansa umrumda olmaz rahatlığı ile yaşıyordum. Daha genç yaşta birisi ölmüş, ilişkim bitmiş, yaşadığım yer değişmiş gibi falanca olaylara alışmıştım gayet sıradanlaşmıştı tepkilerim. Duygusal bir insan olmama rağmen ruhsuzlaştığımı hissediyorum.
Kolay kolay sinirlenmem, bir yanlış veya rezillik yapmaya korkmam ama çoğu zaman da sorumluluklardan kaçarım. Önüme gelince yaparım onda bir sıkıntım yok fakat rahatlığa meyilliyim.
Hayatım üniversiteye yıllarına kadar tek bir memur çocuğu olarak genel olarak sorunsuz geçti (tabii ki travmalarım oldu ama çoğu türk gencine göre diyelim).
Pek aile memnuniyetsizliği, ortam memnuniyetsizliği veya ekonomik memnuniyetsizlik yaşamadığım için bulunduğum ortamdan sıyrılmalıyım diye bir gayretim olmadı.
Bazı insanları bunun etkilediğini düşünüyorum zira çevremdeki çoğu başarılı insan böyle. Bana mı denk geldi bilmiyorum.
Ama şunu da anlamam mesela doğumundan beri zaten her şeylere rahatlıkla ulaşabilen insanlar bir yerlere gelmek için çabalama motivasyonunu nasıl buluyorlar?
Benim en son bir şeyler için çaba harcadığımı hatırladığım 2 dönem var. İlki lise zamanlarında staj yaptığım yerlerdeki ortamların leşliği ve varoşluğundan, çevremi daha kaliteli insanlarla doldurmalıyım diyerek çok iyi bir üniversite veya bir mühendislik dalını kazanmalıyım yoksa halim bu insanlar arasında ölüp gitmek olacak dedikten sonra ki sınava ve okul derslerime çalışma gayretim.
Sonra mühendislik bitti ve ezbere dayalı sistemimizin istediğini verdim, notlarım iyi olsa da çıkınca çok da uzman bir halde değildim. Yine de güzel büyük bir kurumsal firmada işe başladım.
İlk işe başladığım zamanlar hızlı bir öğrenme gayretim ve motivasyonum vardı. 2. çabamı burada verdim fakat sonra ortamların ve muhabbetlerin çok da farklı olmadığını, kölelik düzeninin değişmediğini ve yükseldikçe şaşalı titlelar ve rakamların büyüsü ile hayatın daha fazla sömürülmesi gerçeği ile yüzleşince duruldum.
Çevremde 35 yaş üstü insanlar ve aynı alanımdan kimsenin olmayışının da etkisi ile yalnız kaldım, sektörde biraz geri düştüm. Tek başına evimde oturup kendi kendime yazılım yapayım diyen bir insan da olmadığım için ilerleyemedim.
Çabalamak için bir hedefim yokmuş meğer geçenlerde bu boş vermişliğimi görünce eşim sordu bir hayalin, hedefin var mı diye :D Uzun uzun düşündüm yok dedim.
Ortalama bir insan ömrü ne ise yaşayıp öleceğiz işte. Düzgün bir insan olarak, kimseye zarar vermeden yanındaki insana destek vererek, sevgini paylaşarak, belki yeni nesiller yetiştirerek göçüp gideceğiz.
Bunun için ha bir tatil yerinde yaşamışız, ha köyde yaşamışız, ha yurt dışında.. aman aman bir fark olduğunu zannetmiyorum. İnsanın tüm güzellikleri kendisinin yarattığını, mutluluğun insanin kafasında bittiğini düşünüyorum. Mesela babam okumuş etmiş istanbulu, ingiltereyi görmüş bir insan olarak onun mutlu olduğu yer yeşillikler içinde yaşadığı, çok insanın olmadığı köyüdür.
Sürekli elde olmayanı düşleyerek umutsuzluğa kapılmak saçma geliyor. Passat a binerken bentley im niye yok onun için çabalayayım diyen bir insanın ona sahip olduğunda neden özel uçağım yok diyeceğini ve yine huzursuzluğa mutsuzluğa ve hırsa kapılacağını biliyorum. Bu koşuşturmaca bana mantıklı gelmiyor.
Ben elimdekilerle mutlu olabiliyorum. Elimdekiler ne ise bir şekilde onların şeklini alabiliyorum. Hiç bir zaman lüks hayatlara özenmedim. Ki gördüm de, içlerinde yaşadım da. İngiltere ve hollandayı da bir kaç ay deneyimledim ama ı ıh. Dünyada bir yer işte hepsi.
Tek özendiğim şey mutlu ve huzurlu bir hayat. Çok paraların döndüğü hayatlar = mutluluk diye bir denklemin olmadığını hepimiz biliyoruz.
Şimdi böyle bir dünyada oturup düşününce tek hedef yurt dışında yaşalım en azından insana değer daha fazla diyebiliyoruz.
Bunun için bu yaşa kadar öğrenemediğimiz, üstüne yoğunlaşamadığımız, yoğunlaştıkça sıkıldığımız ingilizceyi eşim de ben de bir türlü halledemiyoruz.
Mesela bana diyor ama onun kendince daha lüks bir hayat veya dünyayı gezebileceği bir ekonomik güçlülük gibi bir hedefleri var fakat o da tam motivasyon ile çalışamıyor.
Ben zaten yanımdaki insanın sıkıntılı ruh haline girmesinden zerre mutlu olmuyorum onun bu huzursuzluğu beni geriyor ki uzun süreli gerilmeleri hiç sevmem.
İkimizin de mesleği var fakat şu hedef koyma işlerini nasıl çözebilim? Koydum diyelim o hırsa nasıl kavuşacağım? Bazı arkadaşlarım dil öğrenip yurt dışına gittiler bazıları türkiyede dolarla para kazanıyorlar. Oh ya ne güzel keşke ben de öğrenseydim diyorum ama aman ya bir şekilde yaşayıp gidiyoruz işte deyip salıyorum kendimi.
Mala mülke de hevesli değilim. İnsanların bir şeyleri gördüğü zaman ihtiyaç hissetmesi gibi bir huyu var. Görmese aslında elindekilerle mutlu olabilecek bir sürü insan olmasına rağmen gördükçe sürekli bir eksiklik hissediyor. Ben hissetmiyorum. Çünkü eksik hissetmek istedikten sonra her türlü seviyede hissedebilirsiniz bunun bir sonu yok ki.
Ne yapacağım bilmiyorum o yüzden.
27 E
Kolay kolay sinirlenmem, bir yanlış veya rezillik yapmaya korkmam ama çoğu zaman da sorumluluklardan kaçarım. Önüme gelince yaparım onda bir sıkıntım yok fakat rahatlığa meyilliyim.
Hayatım üniversiteye yıllarına kadar tek bir memur çocuğu olarak genel olarak sorunsuz geçti (tabii ki travmalarım oldu ama çoğu türk gencine göre diyelim).
Pek aile memnuniyetsizliği, ortam memnuniyetsizliği veya ekonomik memnuniyetsizlik yaşamadığım için bulunduğum ortamdan sıyrılmalıyım diye bir gayretim olmadı.
Bazı insanları bunun etkilediğini düşünüyorum zira çevremdeki çoğu başarılı insan böyle. Bana mı denk geldi bilmiyorum.
Ama şunu da anlamam mesela doğumundan beri zaten her şeylere rahatlıkla ulaşabilen insanlar bir yerlere gelmek için çabalama motivasyonunu nasıl buluyorlar?
Benim en son bir şeyler için çaba harcadığımı hatırladığım 2 dönem var. İlki lise zamanlarında staj yaptığım yerlerdeki ortamların leşliği ve varoşluğundan, çevremi daha kaliteli insanlarla doldurmalıyım diyerek çok iyi bir üniversite veya bir mühendislik dalını kazanmalıyım yoksa halim bu insanlar arasında ölüp gitmek olacak dedikten sonra ki sınava ve okul derslerime çalışma gayretim.
Sonra mühendislik bitti ve ezbere dayalı sistemimizin istediğini verdim, notlarım iyi olsa da çıkınca çok da uzman bir halde değildim. Yine de güzel büyük bir kurumsal firmada işe başladım.
İlk işe başladığım zamanlar hızlı bir öğrenme gayretim ve motivasyonum vardı. 2. çabamı burada verdim fakat sonra ortamların ve muhabbetlerin çok da farklı olmadığını, kölelik düzeninin değişmediğini ve yükseldikçe şaşalı titlelar ve rakamların büyüsü ile hayatın daha fazla sömürülmesi gerçeği ile yüzleşince duruldum.
Çevremde 35 yaş üstü insanlar ve aynı alanımdan kimsenin olmayışının da etkisi ile yalnız kaldım, sektörde biraz geri düştüm. Tek başına evimde oturup kendi kendime yazılım yapayım diyen bir insan da olmadığım için ilerleyemedim.
Çabalamak için bir hedefim yokmuş meğer geçenlerde bu boş vermişliğimi görünce eşim sordu bir hayalin, hedefin var mı diye :D Uzun uzun düşündüm yok dedim.
Ortalama bir insan ömrü ne ise yaşayıp öleceğiz işte. Düzgün bir insan olarak, kimseye zarar vermeden yanındaki insana destek vererek, sevgini paylaşarak, belki yeni nesiller yetiştirerek göçüp gideceğiz.
Bunun için ha bir tatil yerinde yaşamışız, ha köyde yaşamışız, ha yurt dışında.. aman aman bir fark olduğunu zannetmiyorum. İnsanın tüm güzellikleri kendisinin yarattığını, mutluluğun insanin kafasında bittiğini düşünüyorum. Mesela babam okumuş etmiş istanbulu, ingiltereyi görmüş bir insan olarak onun mutlu olduğu yer yeşillikler içinde yaşadığı, çok insanın olmadığı köyüdür.
Sürekli elde olmayanı düşleyerek umutsuzluğa kapılmak saçma geliyor. Passat a binerken bentley im niye yok onun için çabalayayım diyen bir insanın ona sahip olduğunda neden özel uçağım yok diyeceğini ve yine huzursuzluğa mutsuzluğa ve hırsa kapılacağını biliyorum. Bu koşuşturmaca bana mantıklı gelmiyor.
Ben elimdekilerle mutlu olabiliyorum. Elimdekiler ne ise bir şekilde onların şeklini alabiliyorum. Hiç bir zaman lüks hayatlara özenmedim. Ki gördüm de, içlerinde yaşadım da. İngiltere ve hollandayı da bir kaç ay deneyimledim ama ı ıh. Dünyada bir yer işte hepsi.
Tek özendiğim şey mutlu ve huzurlu bir hayat. Çok paraların döndüğü hayatlar = mutluluk diye bir denklemin olmadığını hepimiz biliyoruz.
Şimdi böyle bir dünyada oturup düşününce tek hedef yurt dışında yaşalım en azından insana değer daha fazla diyebiliyoruz.
Bunun için bu yaşa kadar öğrenemediğimiz, üstüne yoğunlaşamadığımız, yoğunlaştıkça sıkıldığımız ingilizceyi eşim de ben de bir türlü halledemiyoruz.
Mesela bana diyor ama onun kendince daha lüks bir hayat veya dünyayı gezebileceği bir ekonomik güçlülük gibi bir hedefleri var fakat o da tam motivasyon ile çalışamıyor.
Ben zaten yanımdaki insanın sıkıntılı ruh haline girmesinden zerre mutlu olmuyorum onun bu huzursuzluğu beni geriyor ki uzun süreli gerilmeleri hiç sevmem.
İkimizin de mesleği var fakat şu hedef koyma işlerini nasıl çözebilim? Koydum diyelim o hırsa nasıl kavuşacağım? Bazı arkadaşlarım dil öğrenip yurt dışına gittiler bazıları türkiyede dolarla para kazanıyorlar. Oh ya ne güzel keşke ben de öğrenseydim diyorum ama aman ya bir şekilde yaşayıp gidiyoruz işte deyip salıyorum kendimi.
Mala mülke de hevesli değilim. İnsanların bir şeyleri gördüğü zaman ihtiyaç hissetmesi gibi bir huyu var. Görmese aslında elindekilerle mutlu olabilecek bir sürü insan olmasına rağmen gördükçe sürekli bir eksiklik hissediyor. Ben hissetmiyorum. Çünkü eksik hissetmek istedikten sonra her türlü seviyede hissedebilirsiniz bunun bir sonu yok ki.
Ne yapacağım bilmiyorum o yüzden.
27 E
TL, pound ve altın olarak elde yaklaşık 250k'lık bir birikim var.
TL kesin olarak öyle durmasın illa bir pound, dolar, altın falan yapalım diyoruz ama ne yapmalıyız karar veremedik.
Bir de diğer döviz ve altınları başka bir şeye dönüştürmek gerekir mi, mantıklı mı, piyasaları takip edenler varsa en risksiz olabilecek önerilerini alabiliriz.
Şu an risk alacak bir dönemde değiliz yani kripto, hisse falan düşünmüyoruz.
En mantıklısı parçalı tutmak mı olur altın - pound - dolar diye bölsek mesela?
TL kesin olarak öyle durmasın illa bir pound, dolar, altın falan yapalım diyoruz ama ne yapmalıyız karar veremedik.
Bir de diğer döviz ve altınları başka bir şeye dönüştürmek gerekir mi, mantıklı mı, piyasaları takip edenler varsa en risksiz olabilecek önerilerini alabiliriz.
Şu an risk alacak bir dönemde değiliz yani kripto, hisse falan düşünmüyoruz.
En mantıklısı parçalı tutmak mı olur altın - pound - dolar diye bölsek mesela?
Fakülteden bir hocam ulaştı erkek bir kuzeninin eşi bir süredir kendisini aldatıyormuş. Karısının fake hesabını şans eseri telefonu açık iken şüphelenip yakalıyor ama o an görüntü falan alamıyor çaktırmadan bırakıyor.
Gördüğü kadarı ile yakınlarda bir adam ile kendilerine ev açmışlar. Kendisi işteyken bu kadın arkadaşıma gidiyorum deyip o evde diğer adam ile takılıyorlarmış, yoğurt lazım mı ekmem lazım mı diye konuşmalarını falan da görmüş.
Şimdi boşanma yoluna gitmek istiyor ama bana şeyi sordu, elimizde hem eşinin fake hesabı hem de adamın fake hasabının adresleri var.
Bunlara girilip de konuşmaları delil olarak alabilir miyiz? Ücreti mukabilinde yapabilir misin diyor. Ben de öyle bir şey mümkün mü bilmiyorum hocam hiç girişmedim belki fake bir link atılır, oltalama yapılır açılan linke hesap bilgileri isteni o şekilde alınabilir ama başka nasıl olur bilmiyorum bir araştırayım dedim.
Şimdi bunun için kendi çabalarıyla bir şekilde birisi yardımıyla hesaplara girmek mantıklı mı? Yapılabilir mi?
Yoksa savcılığa durumu anlatsak bu fake hesaplara girebilme yetkileri var mı? Eğer varsa hiç gerek yok aksiyona onlar ulaşsın işte.
Gördüğü kadarı ile yakınlarda bir adam ile kendilerine ev açmışlar. Kendisi işteyken bu kadın arkadaşıma gidiyorum deyip o evde diğer adam ile takılıyorlarmış, yoğurt lazım mı ekmem lazım mı diye konuşmalarını falan da görmüş.
Şimdi boşanma yoluna gitmek istiyor ama bana şeyi sordu, elimizde hem eşinin fake hesabı hem de adamın fake hasabının adresleri var.
Bunlara girilip de konuşmaları delil olarak alabilir miyiz? Ücreti mukabilinde yapabilir misin diyor. Ben de öyle bir şey mümkün mü bilmiyorum hocam hiç girişmedim belki fake bir link atılır, oltalama yapılır açılan linke hesap bilgileri isteni o şekilde alınabilir ama başka nasıl olur bilmiyorum bir araştırayım dedim.
Şimdi bunun için kendi çabalarıyla bir şekilde birisi yardımıyla hesaplara girmek mantıklı mı? Yapılabilir mi?
Yoksa savcılığa durumu anlatsak bu fake hesaplara girebilme yetkileri var mı? Eğer varsa hiç gerek yok aksiyona onlar ulaşsın işte.
(2)
Bataryalı elektronik aletler ve elektrikli scooter batarya değişm fiyatları
ananiyimioguz #1536707
Tehlikenin farkında mısınız bilmiyorum bir kaç senedir çok sorun etmemiştim ama şu lithium-ion pillerdeki değişim ücretleri hiç hesabıma kitabıma uymadı hepsini satasım var sizde durum nasıl merak ediyorum.
Mesela yıllar önce 4,600TL ye msi gaming laptop almıştım. Bataryası 2 senede bitti söktüm bataryasız kullandım. Şimdi alıp takayım diyorum 2000tl fiyat istiyor servis. Yani ben 2-3 senede bir 2-3 bin tl bir masraf yapmam gerekiyor.
Telefonlar da aynı.
Aldığımız robot süpürgeler de aynı. 2000e aldığım robot süpürge 2 sene sonra odanın yarısında duruyor. 500-800TL batarya değişim ücreti istiyorlar.
Öyle aldım bitti olmuyor. Önceden koymuyordu batarya ama şu an sorun değil mi sizce de?
Motor almayayım elektrik daha uygun diye aldığım elektrikli scooterım için 3500TL batarya değişim ücreti istiyorlar. Ve bu bataryanın ömrü 6 ayda azalmaya başlayıp 1 yılda da baya ölüyormuş.
Ulan ben zaten 5k ya almıştım scooterı şimdi 17k olmuş.
Hem scooter ücreti hem de yıllık batarya maliyetini düşününce benzinli motor alırım daha iyi?
Aynı şekilde elektrikli araçların bataryaları, alınan kablosuz kulaklıkların bataryaları..
Bu bataryanin 1-3 sene içinde bitmesi ve artan kurlar ile birlikte değişim maliyetlerinin artması sorununu ne yapacağız satsam mı çoğunu?
Bu arada gariptir elimde 7 senelik dyson v6 var hala yetiyor bataryası ilginç.
Mesela yıllar önce 4,600TL ye msi gaming laptop almıştım. Bataryası 2 senede bitti söktüm bataryasız kullandım. Şimdi alıp takayım diyorum 2000tl fiyat istiyor servis. Yani ben 2-3 senede bir 2-3 bin tl bir masraf yapmam gerekiyor.
Telefonlar da aynı.
Aldığımız robot süpürgeler de aynı. 2000e aldığım robot süpürge 2 sene sonra odanın yarısında duruyor. 500-800TL batarya değişim ücreti istiyorlar.
Öyle aldım bitti olmuyor. Önceden koymuyordu batarya ama şu an sorun değil mi sizce de?
Motor almayayım elektrik daha uygun diye aldığım elektrikli scooterım için 3500TL batarya değişim ücreti istiyorlar. Ve bu bataryanın ömrü 6 ayda azalmaya başlayıp 1 yılda da baya ölüyormuş.
Ulan ben zaten 5k ya almıştım scooterı şimdi 17k olmuş.
Hem scooter ücreti hem de yıllık batarya maliyetini düşününce benzinli motor alırım daha iyi?
Aynı şekilde elektrikli araçların bataryaları, alınan kablosuz kulaklıkların bataryaları..
Bu bataryanin 1-3 sene içinde bitmesi ve artan kurlar ile birlikte değişim maliyetlerinin artması sorununu ne yapacağız satsam mı çoğunu?
Bu arada gariptir elimde 7 senelik dyson v6 var hala yetiyor bataryası ilginç.
Seçim vaadi olarak ilk araba alımında veya telefon alımında ötv alınmayacağı söyleniyor.
Ben daha önce hiç bayiden araç almadım ama babamın kullandığı ve 2.el aldığımız araç benim üzerime.
Şimdi ben gidip sıfır araç alamayacak mıyım?
"ilk alım" dan kasıt, seçimden sonraki alımlar değildir değil mi? Gerçi öyle olsa araç alacak olanlar beklesin demezlerdi.
Eğer 2. el de geçerli ise, araba alacak güçteki bir insan şimdiye kadar iyi kötü bir tane almıştır zaten.
Ömrü boyunca ilk kez araç alacak olanlar için geçerliyse bu, baya düşük bir kitleyi kapsamaz mı? Yani adam alamadıysa kötüsünü de alamamıştım, ötv kalkınca alabilecek mi sanki?
Ben daha önce hiç bayiden araç almadım ama babamın kullandığı ve 2.el aldığımız araç benim üzerime.
Şimdi ben gidip sıfır araç alamayacak mıyım?
"ilk alım" dan kasıt, seçimden sonraki alımlar değildir değil mi? Gerçi öyle olsa araç alacak olanlar beklesin demezlerdi.
Eğer 2. el de geçerli ise, araba alacak güçteki bir insan şimdiye kadar iyi kötü bir tane almıştır zaten.
Ömrü boyunca ilk kez araç alacak olanlar için geçerliyse bu, baya düşük bir kitleyi kapsamaz mı? Yani adam alamadıysa kötüsünü de alamamıştım, ötv kalkınca alabilecek mi sanki?
Lise ve üniversite yıllarımda 2 gözüm de 0.25 idi fakat sonra monitöre bakma sıklığımdan olacak ki sol 0.75 sağ 1.75 olmuş.
Bakıldığı zaman öyle aman aman değerler değil fakat ben doktora neden gittim..
Sağ gözüme sanki şeffaf bir perde inmiş de görüşüme engel oluyormuş gibi hissediyordum.
Sanki sabah uyanmışım çapak varmış da geçmiyormuş gibi de denebilir.
Önce Etiler dünya göz e gittim, bir şey yok gözünde sadece astigmatın var dediler. Gözlük kullanmaya başlayabilirsin dediler. O zamanlar 1.25 falandı sanırım.
Aradan 3 sene geçti, istanbuldan ayrıldım baş ağrısı ve net görememeden ötürü söke devlet hastanesine gittim. şuan 1.75 olmuş. O doktor da perde gibi görmeni sağlayacak bir şey göremiyorum dedi. Neyse ben de gözlük aldım. full hd den 720p ye düşen görüşüm eskisinden de iyi oldu 4k görüyorum her şey çok güzel fakat
Ara ara o perde varmış gibi hissiyat geliyor mesela şu anda da var ovalıyorum geçmiyor yıkıyorum geçmiyor. Deterjan reklamı gibi oldu biliyorum ama :D doktorlar bunu göremiyorlar. Bazen geçiyor, gözlükle cam gibi görüyorum. Ama şu an mesela gözlükle de bulanık. Su altında görüyorum gibi oluyor.
Nedir bu sıkıntı?
Bakıldığı zaman öyle aman aman değerler değil fakat ben doktora neden gittim..
Sağ gözüme sanki şeffaf bir perde inmiş de görüşüme engel oluyormuş gibi hissediyordum.
Sanki sabah uyanmışım çapak varmış da geçmiyormuş gibi de denebilir.
Önce Etiler dünya göz e gittim, bir şey yok gözünde sadece astigmatın var dediler. Gözlük kullanmaya başlayabilirsin dediler. O zamanlar 1.25 falandı sanırım.
Aradan 3 sene geçti, istanbuldan ayrıldım baş ağrısı ve net görememeden ötürü söke devlet hastanesine gittim. şuan 1.75 olmuş. O doktor da perde gibi görmeni sağlayacak bir şey göremiyorum dedi. Neyse ben de gözlük aldım. full hd den 720p ye düşen görüşüm eskisinden de iyi oldu 4k görüyorum her şey çok güzel fakat
Ara ara o perde varmış gibi hissiyat geliyor mesela şu anda da var ovalıyorum geçmiyor yıkıyorum geçmiyor. Deterjan reklamı gibi oldu biliyorum ama :D doktorlar bunu göremiyorlar. Bazen geçiyor, gözlükle cam gibi görüyorum. Ama şu an mesela gözlükle de bulanık. Su altında görüyorum gibi oluyor.
Nedir bu sıkıntı?
Diğer şirketlere göre x2 mi?
Mesela mid-level developer dışarıda 15 alıyorsa burada 25-30 alıyor mudur?
Türkiyedeki ofislerinde ileri derece mi ingilizce istiyorlar?
Mesela mid-level developer dışarıda 15 alıyorsa burada 25-30 alıyor mudur?
Türkiyedeki ofislerinde ileri derece mi ingilizce istiyorlar?
Burada hali vakti yerinde olmasına rağmen yurt dışına yerleşip döneni pek hatırlamıyorum.
Bu demek oluyor ki her giden mutlu mu? Yoksa verilen mücadeleden ötürü veya bizim toplumda elalem ne der düşüncesi yaygındır, gitti de yapamadı derler en iyisi koşuşturmacaya devam... denilerek kalınıyor mu?
Dönen tanıdığınız varsa, neden döndüler öğrenebilir miyim?
Biz kıyısından düşünüyoruz ama rahatımızı da bozmak istemiyoruz açıkçası. Dil, iş arayışı, denklikler falan kolay bir süreç değil.
Bu demek oluyor ki her giden mutlu mu? Yoksa verilen mücadeleden ötürü veya bizim toplumda elalem ne der düşüncesi yaygındır, gitti de yapamadı derler en iyisi koşuşturmacaya devam... denilerek kalınıyor mu?
Dönen tanıdığınız varsa, neden döndüler öğrenebilir miyim?
Biz kıyısından düşünüyoruz ama rahatımızı da bozmak istemiyoruz açıkçası. Dil, iş arayışı, denklikler falan kolay bir süreç değil.
Bugün Ümit Özdağ'ın şu açıklamasını dinledim de.
twitter.com
Neden abd ile anlaşılmaya çalışılınıyor?
Benim kafamda hep şöyle bir komplo teorisi var doğru mu bilmiyorum tamamen kendi gözlemim;
90larda sağ-sol, alevi-kürt çatışmaları ile ülkeyi karıştırmaya çalışan abd ajanları, kısmen başarıya ulaşsa da istediklerine ulaşamadıkları için siyasi olarak kontrolümüzün olduğu bir plan değişikliğine gidelim dediler.. Ne yapalım ne edelim derken araştırdılar toplumu analiz ettiler dediler ki m.kemal paşa bir devrim yapıp cumhuriyeti ve laikliği getirmiş ama bu toplumun çoğu hala biat kültürüne empoze, yobaz, cahil bir toplum. O yüzden dini kullanarak sağ bir parti çıkartırsak halk onları seçer. Biraz da parasal olarak destek veririz. Gülen cemaati üzerinden paralar akar.
Onların da birazını halka dağıtırız birazıyla da işler yaparız çünkü para bok o kadar olsun. Bizim istediklerimiz yapılır, toplum cahil bırakılır eğitim bitirilir. Kendi kendine yeten bir ülke değil de dışa bağımlı bir ülke haline getiririz. Halk dinle uğraşır, dinle kandırılır, biz de o sırada iktidar üzerinden kukla gibi ülkeyi yönetir, paraları da cukkalarız.
Fakat sanırım akp güçlenince çıkar çatışmaları oldu orada bir feto olayları yaşadık. Şuan abd ile ilişkiler nasıl bilmiyorum akp tarafında.
Ama mesela diyelim ki chp iktidar olacak. ABD sanırım onları destekleyecek ve görüşmeler yapılmaya başlanmıştır. CHP nin kürt seçmene ve hdp ye yakın oluşunun altında biraz da ABD öyle istediği için bir mecburiyet olabilir mi?
CHP veya X bir parti illa abd tarafından destek verilerek oluşacak ise, biz neye ümitleniyoruz ki yine kukla gibi yönetileceksek?
Bir de şu işleri anlamıyorum. Diyelim ki Ümit Özdağ seçildi ve o ABD karşıtı. ABD tutup da ya benim dediğimi yaparsın ya da tüm sülaleni haritadan silerim derse, al şu parayı 7 ceddine yetecek imkanları sunuyoruz zaten boşver ülkeyi aklını kullan sen bizim dediğimizi yap der ise. Buna hangi insan evladı baş kaldırabilir?
Biz kime nasıl güveneceğiz?
twitter.com
Neden abd ile anlaşılmaya çalışılınıyor?
Benim kafamda hep şöyle bir komplo teorisi var doğru mu bilmiyorum tamamen kendi gözlemim;
90larda sağ-sol, alevi-kürt çatışmaları ile ülkeyi karıştırmaya çalışan abd ajanları, kısmen başarıya ulaşsa da istediklerine ulaşamadıkları için siyasi olarak kontrolümüzün olduğu bir plan değişikliğine gidelim dediler.. Ne yapalım ne edelim derken araştırdılar toplumu analiz ettiler dediler ki m.kemal paşa bir devrim yapıp cumhuriyeti ve laikliği getirmiş ama bu toplumun çoğu hala biat kültürüne empoze, yobaz, cahil bir toplum. O yüzden dini kullanarak sağ bir parti çıkartırsak halk onları seçer. Biraz da parasal olarak destek veririz. Gülen cemaati üzerinden paralar akar.
Onların da birazını halka dağıtırız birazıyla da işler yaparız çünkü para bok o kadar olsun. Bizim istediklerimiz yapılır, toplum cahil bırakılır eğitim bitirilir. Kendi kendine yeten bir ülke değil de dışa bağımlı bir ülke haline getiririz. Halk dinle uğraşır, dinle kandırılır, biz de o sırada iktidar üzerinden kukla gibi ülkeyi yönetir, paraları da cukkalarız.
Fakat sanırım akp güçlenince çıkar çatışmaları oldu orada bir feto olayları yaşadık. Şuan abd ile ilişkiler nasıl bilmiyorum akp tarafında.
Ama mesela diyelim ki chp iktidar olacak. ABD sanırım onları destekleyecek ve görüşmeler yapılmaya başlanmıştır. CHP nin kürt seçmene ve hdp ye yakın oluşunun altında biraz da ABD öyle istediği için bir mecburiyet olabilir mi?
CHP veya X bir parti illa abd tarafından destek verilerek oluşacak ise, biz neye ümitleniyoruz ki yine kukla gibi yönetileceksek?
Bir de şu işleri anlamıyorum. Diyelim ki Ümit Özdağ seçildi ve o ABD karşıtı. ABD tutup da ya benim dediğimi yaparsın ya da tüm sülaleni haritadan silerim derse, al şu parayı 7 ceddine yetecek imkanları sunuyoruz zaten boşver ülkeyi aklını kullan sen bizim dediğimizi yap der ise. Buna hangi insan evladı baş kaldırabilir?
Biz kime nasıl güveneceğiz?
Commit'i geri almayı buldum ama rebase'i bulamadım nasıl yapılıyor?
Dünden beri kendi ekranlarım için geliştirme yapıyorum localimde.
Ama bir yandan da beni dolaylı yoldan etkileyecek diğer alanlarda değişiklikler master a çıkılıyor.
Ben de sonradan pushlarken sıkıntı çıkmasın diye sürekli master'dan rebase alıyorum.
Bir süre almayı bıraktım ama master a 4-5 kere değişiklik çıktılar. Meğer son değişiklikte bir hata varmış. Beni de patlattı ilerleyemiyorum. Yapan diğer arkadaşlar da şu an acilinden başka işe bakıyorlar destek olamadılar, geri alamadılar henüz ama düzelteceklermiş. Zaten henüz canlıda değiliz takılıyoruz kendi halimizde. Beklesem beklerim de işim yarım kaldı.
Son rebase etme olayımı geri alabilirsem kendim ilerleyebileceğim. Nasıl yapılıyor?
Eski bir master commitine mi rebase atıyım tekrar? Ama hiyerarşi bozulsun istemiyorum. Bir de en son rebase aldığımda hangi commiti almıştım onu hatırlamıyorum.
Dünden beri kendi ekranlarım için geliştirme yapıyorum localimde.
Ama bir yandan da beni dolaylı yoldan etkileyecek diğer alanlarda değişiklikler master a çıkılıyor.
Ben de sonradan pushlarken sıkıntı çıkmasın diye sürekli master'dan rebase alıyorum.
Bir süre almayı bıraktım ama master a 4-5 kere değişiklik çıktılar. Meğer son değişiklikte bir hata varmış. Beni de patlattı ilerleyemiyorum. Yapan diğer arkadaşlar da şu an acilinden başka işe bakıyorlar destek olamadılar, geri alamadılar henüz ama düzelteceklermiş. Zaten henüz canlıda değiliz takılıyoruz kendi halimizde. Beklesem beklerim de işim yarım kaldı.
Son rebase etme olayımı geri alabilirsem kendim ilerleyebileceğim. Nasıl yapılıyor?
Eski bir master commitine mi rebase atıyım tekrar? Ama hiyerarşi bozulsun istemiyorum. Bir de en son rebase aldığımda hangi commiti almıştım onu hatırlamıyorum.
Netflixte bir belgesel gördük ona bakıyoruz birkac gundur. Egelenceli tarih dersleri diye bir dizi.
DNA bölümünü izleyince bir seye takildim;
Bir gen örneğini tohuma, yumurtaya falan biraktiklarinda, yeni yetisecek olan canliya o ozellikleri aktarabilecek durumdaymisiz.
Bazi ozellikleri de tespit edip onlari cikarabiliyormusuz mesela domateste curumeye yol açan şeyleri...
Insanda da bazi hastaliklara yol açan genleri tespit edebilmişiz ve yeni dogacak cocukta bu genleri koymayarak bu hastaliklara yakalanma riskini en aza indirebilirmişiz.
Fakat benim anlamadigim bir sey yapabiliyoruz da.. neden sadece en küçük halinden baslayabiliyoruz?
Mesela ben bir ornek verdim, alzheimer olma ihtimalim %90 cikti.
Ee gecmis olsun ne yapalim artik cocugunuz icin degistiririz de size gecmis olsun mu diyorlar?
Yetiskin bir bireyde neden değiştirelemiyor? Vucudumuzu olustururken hücreler milyarlarca kez bölündüğü icin her birine müdahale etmek gerekiyor ondan mı? Sadece ilgili bölgeyi degistirsek olmuyor mu? Veya blockchain gibi vucutta bir dogrulama sistemi mi var, bir yer degisirse digerleri degisikligi anlayıp tekrar eski haline mi ceviriyor burada takıldığımız sorun nedir?
Bir de gelecekte şunu yapabilirsek yetiskinlerde de degistirebiliriz dediginiz bir şey var mı?
DNA bölümünü izleyince bir seye takildim;
Bir gen örneğini tohuma, yumurtaya falan biraktiklarinda, yeni yetisecek olan canliya o ozellikleri aktarabilecek durumdaymisiz.
Bazi ozellikleri de tespit edip onlari cikarabiliyormusuz mesela domateste curumeye yol açan şeyleri...
Insanda da bazi hastaliklara yol açan genleri tespit edebilmişiz ve yeni dogacak cocukta bu genleri koymayarak bu hastaliklara yakalanma riskini en aza indirebilirmişiz.
Fakat benim anlamadigim bir sey yapabiliyoruz da.. neden sadece en küçük halinden baslayabiliyoruz?
Mesela ben bir ornek verdim, alzheimer olma ihtimalim %90 cikti.
Ee gecmis olsun ne yapalim artik cocugunuz icin degistiririz de size gecmis olsun mu diyorlar?
Yetiskin bir bireyde neden değiştirelemiyor? Vucudumuzu olustururken hücreler milyarlarca kez bölündüğü icin her birine müdahale etmek gerekiyor ondan mı? Sadece ilgili bölgeyi degistirsek olmuyor mu? Veya blockchain gibi vucutta bir dogrulama sistemi mi var, bir yer degisirse digerleri degisikligi anlayıp tekrar eski haline mi ceviriyor burada takıldığımız sorun nedir?
Bir de gelecekte şunu yapabilirsek yetiskinlerde de degistirebiliriz dediginiz bir şey var mı?
Artık mülteci midir kaçak göçmen midir.. gruplamıyorum.
İktidar seçim zamanı her türlü kurnazlığı yapacaktır.
En çok kafamı kurcalayan, ülkeye gelen afgan ve surilerin vatandaşlık alıp oy kullanması.
Bu konuda bir düzenlemeye yapılır mı?
Diyelim ki yapılamadı ve hepsi oy kullanacak.
En fazla kaç milyon veya yüz bin oy fark eder?
İktidar seçim zamanı her türlü kurnazlığı yapacaktır.
En çok kafamı kurcalayan, ülkeye gelen afgan ve surilerin vatandaşlık alıp oy kullanması.
Bu konuda bir düzenlemeye yapılır mı?
Diyelim ki yapılamadı ve hepsi oy kullanacak.
En fazla kaç milyon veya yüz bin oy fark eder?
(9)
Geri donusturulemeyen plastik atıkları, çöpleri neden güneşe fırlatmıyoruz?
ananiyimioguz #1535376
Roket yakıtı yüzünden cok mu masrafli olur?
SpinLaunch gibi sirketler var o sekil falan firlatilsa pes pese.. zaten uzaya ciktiktan sonra itis gucune gerek yok diye biliyorum?
SpinLaunch gibi sirketler var o sekil falan firlatilsa pes pese.. zaten uzaya ciktiktan sonra itis gucune gerek yok diye biliyorum?
Bir şeyi merak ediyorum. v10 ve üstünde hazne değişti uzunlamasına oldu. Bende eski seri var ve fanus içindeki havayı çeken delikli plaka etrafına toz yapışıyor.
Yani normalde pislikler aşağısına toplanıyor ama yukarıya da kaçıyor işte.. Mecbur normal alttan kapağı açıp boşaltmak yetmiyor, komple söküp o plaka çevresini de temizliyorum.
Yeni sistemde o alanı yukarıya taşıdılar. Hazne biraz daha uzun oldu. Artık tek hamleyle bir şeyi sökmeye gerek kalmadan sıyırttırarak boşaltabiliyoruz.
Fakat pratikte, halen o delikli silindirik alan etrafına toz toplaşıp emişi düşürüyor mu merak ediyorum.
Yani normalde pislikler aşağısına toplanıyor ama yukarıya da kaçıyor işte.. Mecbur normal alttan kapağı açıp boşaltmak yetmiyor, komple söküp o plaka çevresini de temizliyorum.
Yeni sistemde o alanı yukarıya taşıdılar. Hazne biraz daha uzun oldu. Artık tek hamleyle bir şeyi sökmeye gerek kalmadan sıyırttırarak boşaltabiliyoruz.
Fakat pratikte, halen o delikli silindirik alan etrafına toz toplaşıp emişi düşürüyor mu merak ediyorum.
nasıl oluyor?
Hep duyuyorum mesela köpek balıkları kanın kokusunu 500km den alır diyor. Rakamları sallıyorum hatırlamıyorum ama şok edici rakamlar.
Yahu ben elimi oracıkta kanatmışım. Koku molekülleri gerçekten o kadar uzağa yayılıyor da onun sayesinde mi algılıyor? Ne hızda yayılıyor ses hızında mı misal?
Veya bir arı çiçeğin kokusunu yüzlerce hatta belki binlerce kilometre uzaktan nasıl alabiliyor gerçekten bir maddenin kokusu dünyanın herhangi bir yerinden alınabilir mi duyu organının hassasiyetine göre?
Örnekler çoğaltılınabilir..
Hep duyuyorum mesela köpek balıkları kanın kokusunu 500km den alır diyor. Rakamları sallıyorum hatırlamıyorum ama şok edici rakamlar.
Yahu ben elimi oracıkta kanatmışım. Koku molekülleri gerçekten o kadar uzağa yayılıyor da onun sayesinde mi algılıyor? Ne hızda yayılıyor ses hızında mı misal?
Veya bir arı çiçeğin kokusunu yüzlerce hatta belki binlerce kilometre uzaktan nasıl alabiliyor gerçekten bir maddenin kokusu dünyanın herhangi bir yerinden alınabilir mi duyu organının hassasiyetine göre?
Örnekler çoğaltılınabilir..
Şu şekil kabarciklar var bazi yerinde. Geri gondereyim mi?
Zarari yoksa dursun ama kirilmaya sebebiyet veriyorsa diye tedirgin olduk.
www.hizliresim.com
Zarari yoksa dursun ama kirilmaya sebebiyet veriyorsa diye tedirgin olduk.
www.hizliresim.com
Bunu en pratik hangi uygulama ile uygulayabilirim?
Doğru mu ifade ettim onu da tam bilmiyorum da, böyle dairesel bir şekilde fotoğrafın yanları vinyet efekti gibi merkezden dışa doğru hızdan ötürü bozulmuş gibi olsun. Merkez çapını ben ayarlayabilirsen süper olur.
Snapseed'te bulamadım. En son böyle bir şeyi google ın bir desktop fotoğraf görünteliyici uygulamasında hatırlıyorum. Adını unuttum desteği sona ermişti.
Doğru mu ifade ettim onu da tam bilmiyorum da, böyle dairesel bir şekilde fotoğrafın yanları vinyet efekti gibi merkezden dışa doğru hızdan ötürü bozulmuş gibi olsun. Merkez çapını ben ayarlayabilirsen süper olur.
Snapseed'te bulamadım. En son böyle bir şeyi google ın bir desktop fotoğraf görünteliyici uygulamasında hatırlıyorum. Adını unuttum desteği sona ermişti.
Bulunduğumuz ilçede adı geçen zaten sayılı avukatlar var.
Yeni aldığımız evdeki kiracı söz verdiği gibi 1 ay içinde çıkmayıp 7 aydır bizi oyalayınca ve çıkacak gibi de durmadığı için bıraksak 1-2 sene daha oturacağı için.. Biz de ihtarname çekmiştik 1 ay dolmadan ne olur ne olmaz diye. İyi ki de çekmişiz. Ona rağmen çıkmıyor. Avukat ile dava açacağız.
Fakat avukatın biri neredeyse bizi dövecekti 1-2 sene zor çıkar, şunu yapamazsınız, bunu yapamazsınız, ihtar çekmişsiniz iyi güzel ama 6 ay dolmadan bidaha çekecektiniz, işiniz zor, çıkana kadar bizim istediğimiz kirayı versin diye ihtar çekmişiniz. Bu geçersiz. Ama ben karşı taraftan bunu öne sürerim beni kiracı olarak gördüler zaten ben oturcam derim vs. diye atarlı konuştu baya.
Acaba dedim, bizim evde oturan kiracının da bir avukatı vardır, aynı avukata mı gittik bu ne şiddet bu celal çünkü..
Diğer avukatlar gayet sakin konuşmuştu.
Şunu merak ediyorum, bu atarlı ve sinirli avukat aslında mesleki olarak iyiymiş. Ondan yürüyelim diyoruz tekrar. Fakat diyelim ki kiracının avukatı bu.
Bir avukat iki tarafa birden bakabiliyor mu?
Yeni aldığımız evdeki kiracı söz verdiği gibi 1 ay içinde çıkmayıp 7 aydır bizi oyalayınca ve çıkacak gibi de durmadığı için bıraksak 1-2 sene daha oturacağı için.. Biz de ihtarname çekmiştik 1 ay dolmadan ne olur ne olmaz diye. İyi ki de çekmişiz. Ona rağmen çıkmıyor. Avukat ile dava açacağız.
Fakat avukatın biri neredeyse bizi dövecekti 1-2 sene zor çıkar, şunu yapamazsınız, bunu yapamazsınız, ihtar çekmişsiniz iyi güzel ama 6 ay dolmadan bidaha çekecektiniz, işiniz zor, çıkana kadar bizim istediğimiz kirayı versin diye ihtar çekmişiniz. Bu geçersiz. Ama ben karşı taraftan bunu öne sürerim beni kiracı olarak gördüler zaten ben oturcam derim vs. diye atarlı konuştu baya.
Acaba dedim, bizim evde oturan kiracının da bir avukatı vardır, aynı avukata mı gittik bu ne şiddet bu celal çünkü..
Diğer avukatlar gayet sakin konuşmuştu.
Şunu merak ediyorum, bu atarlı ve sinirli avukat aslında mesleki olarak iyiymiş. Ondan yürüyelim diyoruz tekrar. Fakat diyelim ki kiracının avukatı bu.
Bir avukat iki tarafa birden bakabiliyor mu?
Sinnerclown üyesi var mı?
ananiyimioguz #1534667
Var ise davetiye kodu arıyorum.
Teşekkürler.
Teşekkürler.
Ufak bir özet geçeyim; 7 ay önce ev almıştık. İçindeki kiracı bize "evin satılacağını biliyorum ben de ev bakıyorum çıkacağım zaten" demişti. Civardakilerin 3000-4000'e oturduğu yerde kendisi 1000TL'ye oturuyordu.
Fakat biz evi aldık, aradan 1ay geçti. Ev bulamıyorum dedi. 6 ay hakkım var durucam ben dedi. Biz de dedik ki bize baştan böyle bir şey yapacağını söyleseydin biz bu evi almazdık oturmak için aldık, biz boşuna kira ödüyoruz biz de kiradayız, çık evimizden ne utanmaz bir insansın sen dedik, çıkmıyorum kiracılı ev alırken bilecektiniz böyle olacağını dedi.
Biz de ihtarname çektik. Bu evi aldık, 6 ay sonra(yasal hakmış) evin boşaltılmasını istiyoruz diye. O da güya ona sinirlenmiş ben çıkacaktım ama madem ihtar çektiniz durucam gibisinden iyice inat etti. 6 ayı bugün doluyor, mesaj attık.
Yazın buralarda hep günlük kiralık ev vardı, ev bulamadım. 1 ay daha süre verin bulucam. Yasal süreç başlatırsanız ikimiz için de sıkıntılı olur yazdı.
Ben diyorum ki çat diye basalım tahliyeyi. Fakat tüm masraflar + geriye dönük kira artırım talebi vs. gibi şeyleri kiracıya yansıtabiliyor muyuz?
Davayı açtıktan 1 hafta sonra çıktı diyelim, masraflar bize mi kalıyor?
Sorum bu ikisi. Teşekkürler. Bir yandan avukat da arıyoruz eşten dosttan ama buraya da bir sorayım dedim. Bu kadının 1 ay sonra da çıkacağı yok bence çünkü.
Fakat biz evi aldık, aradan 1ay geçti. Ev bulamıyorum dedi. 6 ay hakkım var durucam ben dedi. Biz de dedik ki bize baştan böyle bir şey yapacağını söyleseydin biz bu evi almazdık oturmak için aldık, biz boşuna kira ödüyoruz biz de kiradayız, çık evimizden ne utanmaz bir insansın sen dedik, çıkmıyorum kiracılı ev alırken bilecektiniz böyle olacağını dedi.
Biz de ihtarname çektik. Bu evi aldık, 6 ay sonra(yasal hakmış) evin boşaltılmasını istiyoruz diye. O da güya ona sinirlenmiş ben çıkacaktım ama madem ihtar çektiniz durucam gibisinden iyice inat etti. 6 ayı bugün doluyor, mesaj attık.
Yazın buralarda hep günlük kiralık ev vardı, ev bulamadım. 1 ay daha süre verin bulucam. Yasal süreç başlatırsanız ikimiz için de sıkıntılı olur yazdı.
Ben diyorum ki çat diye basalım tahliyeyi. Fakat tüm masraflar + geriye dönük kira artırım talebi vs. gibi şeyleri kiracıya yansıtabiliyor muyuz?
Davayı açtıktan 1 hafta sonra çıktı diyelim, masraflar bize mi kalıyor?
Sorum bu ikisi. Teşekkürler. Bir yandan avukat da arıyoruz eşten dosttan ama buraya da bir sorayım dedim. Bu kadının 1 ay sonra da çıkacağı yok bence çünkü.
Buzdolabı kapağının yanaklarında ve içindeki kapalı ürünlerde su oluşuyor
ananiyimioguz #1534194
Dolap şu: www.amazon.co.uk
Alttaki buzlukla ilgili bir sıkıntımız yok.
Üst taraftaki kapakların orta kısımda, yani açıldığı yerdeki mekanizmaya değen iç yanaklarda su birikiyor. Kapalıyken sıkıntı yok ama kapakları açınca şıp şıp su damlıyor.
Dolabın içinin her yerinde olsa, içteki su tahliye yerinde bir sıkıntı vardır diyeceğim ama sadece bu kısımda oluyor. Neden olabilir?
Bir de kapalı plastik kaplarda veya plastik ve cam şişelerin iç taraflarında terlemeler oluşuyor. Sıcaklığı düşürdüm ve artırdım iki ihtimali de denedim ama damlacık damlacık oluyor hep içleri. Bu neden olabilir?
Kapakların birleştiği yerden hava alıyor olabilir mi? Bakındım ama düzgün kapanıyor gibi çok da tespit edemedim.
Alttaki buzlukla ilgili bir sıkıntımız yok.
Üst taraftaki kapakların orta kısımda, yani açıldığı yerdeki mekanizmaya değen iç yanaklarda su birikiyor. Kapalıyken sıkıntı yok ama kapakları açınca şıp şıp su damlıyor.
Dolabın içinin her yerinde olsa, içteki su tahliye yerinde bir sıkıntı vardır diyeceğim ama sadece bu kısımda oluyor. Neden olabilir?
Bir de kapalı plastik kaplarda veya plastik ve cam şişelerin iç taraflarında terlemeler oluşuyor. Sıcaklığı düşürdüm ve artırdım iki ihtimali de denedim ama damlacık damlacık oluyor hep içleri. Bu neden olabilir?
Kapakların birleştiği yerden hava alıyor olabilir mi? Bakındım ama düzgün kapanıyor gibi çok da tespit edemedim.
İki seçeneğim var. İkisi de aynı gibi duruyor karar veremedim.
www.hepsiburada.com
www.hepsiburada.com
www.hepsiburada.com
www.hepsiburada.com
Kanal içerisinden yapılabiliyor ama genel search içerisinden ilk yüklenenleri neden göremiyoruz da sadece son yüklenenler geliyor?
Bunun için bir yöntem biliyor musunuz?
Mesela Kaan Tangöze yazınca ilk onun ismiyle yüklenmiş video gelsin.
Bunun için bir yöntem biliyor musunuz?
Mesela Kaan Tangöze yazınca ilk onun ismiyle yüklenmiş video gelsin.
Kaşınmam evi ilaçlamamızla ilgili olabilir mi?
ananiyimioguz #1533461
Normalde de alerjik bir bünyeye sahibim ama cilt kızarıklığı ve kaşıntı pek olmaz. Genelde burnum akar, gözüm sulanır veya hapşırırım.
Evdeki karıncalar, örümcekler ve böcekler için zirai ilaç satan bir yere gittim. Bahçe için güçlü bir tane verdi. Evin içi içinse daha soft. İkisini de suyla karıştırıp püskürttüm köşelere basınç pompalı bir püskürtücü ile. İlaçladıktan sonra 2 saat evi kapatıp dışarıda durun, sonra girince havalandırın dedi. 2-3 saat kapalı tutup 3-4 saat de evi havalandırdım sonra içeri girdik. Fakat her gün öğle saatlerine gelince göğsümden karnıma, ve kollarıma uzanan bir bölge kızarıp kaşınıyor.
Neredeyse ağlıycam kaşıntıdan o derece. Bu durum önceden cildi kurutan bir sabun kullandığımda duştan çıktığımda oluyordu ama onu çözdüm dove sabun ile.
Şimdiki alerhinin tespitini nasıl yapabilirim? Sabah yıllardır yaptığım kahvaltıyı yapıyorum, yıllardır içtiğim filtre kahveyi içiyorum. Bunlar da bir şeyi tetiklemeye başlamış olabilir mi?
İlaçtan olma ihtimali yüksek mi? En çok havalandırdığım oda çalışma odam ve buraya çok sıkmadım. Bir de sabah ve akşam olmuyor. Öğle saatlerinde oluyor nedense. Alerji hapı içip duşa girip çıkınca geçiyor ama o 1 saat eziyet bana.
Evdeki karıncalar, örümcekler ve böcekler için zirai ilaç satan bir yere gittim. Bahçe için güçlü bir tane verdi. Evin içi içinse daha soft. İkisini de suyla karıştırıp püskürttüm köşelere basınç pompalı bir püskürtücü ile. İlaçladıktan sonra 2 saat evi kapatıp dışarıda durun, sonra girince havalandırın dedi. 2-3 saat kapalı tutup 3-4 saat de evi havalandırdım sonra içeri girdik. Fakat her gün öğle saatlerine gelince göğsümden karnıma, ve kollarıma uzanan bir bölge kızarıp kaşınıyor.
Neredeyse ağlıycam kaşıntıdan o derece. Bu durum önceden cildi kurutan bir sabun kullandığımda duştan çıktığımda oluyordu ama onu çözdüm dove sabun ile.
Şimdiki alerhinin tespitini nasıl yapabilirim? Sabah yıllardır yaptığım kahvaltıyı yapıyorum, yıllardır içtiğim filtre kahveyi içiyorum. Bunlar da bir şeyi tetiklemeye başlamış olabilir mi?
İlaçtan olma ihtimali yüksek mi? En çok havalandırdığım oda çalışma odam ve buraya çok sıkmadım. Bir de sabah ve akşam olmuyor. Öğle saatlerinde oluyor nedense. Alerji hapı içip duşa girip çıkınca geçiyor ama o 1 saat eziyet bana.
Yağlı boya online eğitim tavsiyesi
ananiyimioguz #1533421
Hanım evin bi köşesine kurulmuş ekipmanlar almış dağ ova bir şeyler çiziyor ama amatör henüz. Youtube dan rastgele bir şeyler açıyor tv den bakarak çiziyor ama belli bir playlisti yok.
Şöyle adım adım sıfırdan ileriye anlatan bir kanal biliyor musunuz ben de öğreneyim ufaktan? O en temel seviyeyi çözmüştür belki ama olsun üstünden geçeriz.
Şöyle adım adım sıfırdan ileriye anlatan bir kanal biliyor musunuz ben de öğreneyim ufaktan? O en temel seviyeyi çözmüştür belki ama olsun üstünden geçeriz.
(4)
Filtre kağıtlarında son kullanma tarihi oluyor muydu bu neden bu kadar ucuz
ananiyimioguz #1533110
Az önce denk geldim normalde neredeyse 100 tanesi bu fiyat.
Hadi bazı markalarda 200 tanesi olsun.
Ama o paraya 500 tane vermek nedir abanalım mı yoksa kağıdın geçirgenliği çok düşüktür, kağıt bayattır falan denilebilecek hususlar var mı?
app.hps.im
Hadi bazı markalarda 200 tanesi olsun.
Ama o paraya 500 tane vermek nedir abanalım mı yoksa kağıdın geçirgenliği çok düşüktür, kağıt bayattır falan denilebilecek hususlar var mı?
app.hps.im
Merak etmeyin psikopat falan değilim veya şiddete meyilli birisi değilim.
Ama bizler sonuçta canlı bir organizmayız. Başka canlı organizmalar birbirlerini veya farklı cinsten, türden canlılar öldürdüğünde buna doğanın dengesi, kuralı diyoruz da.. biz de özünde primat değil miyiz aklımız vicdanımız olsa da doğamızda ölmek, doğmak, doğurmak, öldürmek gibi kavramların olması normal değil mi? Uydurduğumuz kurallar çerçevesinde kalmaya çalışsak da doğamıza aykırı olabilir mi? Ölümden çok korkuyoruz. Acaba sık ölümlerin ve cinayetlerin yaşandığı bir kabilede büyüseydik normal gelmez miydi?
Normal gelebilme ihtimali varsa, böyle düşünenlere cani, anormal gözüyle bakmak, önce akışa müdahale edip, doğru/yanlış veya duygu, vicdan gibi yetilerimizi büyürken manipüle edip, sonra uymayanları suçlamak biraz kendimiz çalıp kendimiz oynuyoruz olmuyor mu? Mesela afrikanın bazı şehirlerinde küçük çocuk ölümleri gayet normal karşılanıyor. Yine bazı şehirlerde cenazeler eğlenilerek yapılıyor. Bunlar insan değil mi, bunlarda vicdan merhamet default gelmemiş mi? Demek ki bazı duyguları biz mi yüklüyoruz acaba kendimize? Çok mu bağlanıyoruz yaşama, insanlara? Tersi de yapılabilir. O da normal olmalı biraz uzaydan dünyaya baktığımızda. Kaos çıkar diye mi böyle bir sistemde ilerliyoruz? Ölmeyen, çalışan insanlar mı lazım?
Ama bizler sonuçta canlı bir organizmayız. Başka canlı organizmalar birbirlerini veya farklı cinsten, türden canlılar öldürdüğünde buna doğanın dengesi, kuralı diyoruz da.. biz de özünde primat değil miyiz aklımız vicdanımız olsa da doğamızda ölmek, doğmak, doğurmak, öldürmek gibi kavramların olması normal değil mi? Uydurduğumuz kurallar çerçevesinde kalmaya çalışsak da doğamıza aykırı olabilir mi? Ölümden çok korkuyoruz. Acaba sık ölümlerin ve cinayetlerin yaşandığı bir kabilede büyüseydik normal gelmez miydi?
Normal gelebilme ihtimali varsa, böyle düşünenlere cani, anormal gözüyle bakmak, önce akışa müdahale edip, doğru/yanlış veya duygu, vicdan gibi yetilerimizi büyürken manipüle edip, sonra uymayanları suçlamak biraz kendimiz çalıp kendimiz oynuyoruz olmuyor mu? Mesela afrikanın bazı şehirlerinde küçük çocuk ölümleri gayet normal karşılanıyor. Yine bazı şehirlerde cenazeler eğlenilerek yapılıyor. Bunlar insan değil mi, bunlarda vicdan merhamet default gelmemiş mi? Demek ki bazı duyguları biz mi yüklüyoruz acaba kendimize? Çok mu bağlanıyoruz yaşama, insanlara? Tersi de yapılabilir. O da normal olmalı biraz uzaydan dünyaya baktığımızda. Kaos çıkar diye mi böyle bir sistemde ilerliyoruz? Ölmeyen, çalışan insanlar mı lazım?
Custom component kullanırken içerisine bir data göndermem gerektiğinde kendi js'inde, gelen json data içersindeki şu alanı böyle kullan diye yerleştiriyoruz ya..
Şimdi custom bir component kütüphanesi kullanıyorum. Eğer datalar
{key: 1, value: ali}, {key: 2, value: veli}
şeklinde gelirse listeliyor. Yani key ve value alanlarına bakıyor. Ama ben şirkette kullanılan servise istek attığımda datalar id ve name olarak geliyor. Onu direkt bağlayınca görmüyor.
Gelen json u map edip ayrı bir yerde alan adlarını değiştirerek tutmak akla ilk gelen çözüm ama bazen çok fazla data geliyor ben neden bunların içinde teker teker döneyim ki saçma geldi direkt atayım bir şekilde. Ama işte kullandığım componente dokunamıyorum. Gönderirken her key i id olarak algıla gibi bir şey denemez mi?
<List externalData={this.state.data} /> şeklinde yolluyorum.
Şimdi custom bir component kütüphanesi kullanıyorum. Eğer datalar
{key: 1, value: ali}, {key: 2, value: veli}
şeklinde gelirse listeliyor. Yani key ve value alanlarına bakıyor. Ama ben şirkette kullanılan servise istek attığımda datalar id ve name olarak geliyor. Onu direkt bağlayınca görmüyor.
Gelen json u map edip ayrı bir yerde alan adlarını değiştirerek tutmak akla ilk gelen çözüm ama bazen çok fazla data geliyor ben neden bunların içinde teker teker döneyim ki saçma geldi direkt atayım bir şekilde. Ama işte kullandığım componente dokunamıyorum. Gönderirken her key i id olarak algıla gibi bir şey denemez mi?
<List externalData={this.state.data} /> şeklinde yolluyorum.
Usta beyaz eşyaları takarken ikisinin de su girişini güneş enerjisine bağladım dedi. Bir de pişkin pişkin ne güzel işte makinalar ısıtmaya uğraşmaz diyor :D Dedim usta öyle olur mu 30 derecede yıkadığım bir sürü çamaşır var haşlayacak mıyız hepsini, sen normale tak dedim 30-60 derece arası kullanıyorum ben. Güneş enerjisinden 80 90 derece su geliyor riskli olur dedim değiştirdi.
Ama bulaşık makinasınınkini değiştiremedi çünkü musluğun gider tesisatı o kısmın önünü kapatıyor, 2li aparat takılacak gibi değildi uzun işi vardı onu öylece bıraktı.
Açıkçası bulaşıklar güzel yıkanıyor. Makina mı iyi buranın suyu mu yoksa bu sıcaklıktan ötürü mü emin değilim. Merak ettiğim 2 şey var;
1- Makinaya normal sıcaklıkta su değil de 80-90 derece girerse birden zarar verir mi?
2- Normalde soğuk girerse ısıtıyor ama sıcak girerse de bekletip soğutuyor mu? Çünkü mesela ben 40 derecelik programa aldım. İki makina da "aa ben bişey yapmadım ama bu su 60 derece dur biraz bekleyeyim öyle çalışayım" diyor mu? Yoksa 30 a da ayarlasam 80de yıkanır mı? Bulaşıklar için bu iyi bir şeydir diyebilir miyiz çok ince bir plastik koymadıktan sonra?
Ama bulaşık makinasınınkini değiştiremedi çünkü musluğun gider tesisatı o kısmın önünü kapatıyor, 2li aparat takılacak gibi değildi uzun işi vardı onu öylece bıraktı.
Açıkçası bulaşıklar güzel yıkanıyor. Makina mı iyi buranın suyu mu yoksa bu sıcaklıktan ötürü mü emin değilim. Merak ettiğim 2 şey var;
1- Makinaya normal sıcaklıkta su değil de 80-90 derece girerse birden zarar verir mi?
2- Normalde soğuk girerse ısıtıyor ama sıcak girerse de bekletip soğutuyor mu? Çünkü mesela ben 40 derecelik programa aldım. İki makina da "aa ben bişey yapmadım ama bu su 60 derece dur biraz bekleyeyim öyle çalışayım" diyor mu? Yoksa 30 a da ayarlasam 80de yıkanır mı? Bulaşıklar için bu iyi bir şeydir diyebilir miyiz çok ince bir plastik koymadıktan sonra?
Poliçe detaylarına göre değişir tabii ki ama ortalama bir fiyat soruyorum. Mesela benim şirketimin bana sağladığı poliçe şu şekilde.
www.hizliresim.com
Normalde bu, benim anlaşmamın içerisinde. Fakat eğer eşimi de aynı şekilde yararlandırmak istersem bunun bedeli yıllık 3700 liraymış. Aya bölüp maaşımdan kesecekler. Eşim buna benzer bir şekilde özel sağlık sigortası yaptırmak istese de zaten yıllık aşağı yukarı böyle bir fiyat ödemek zorunda değil mi?
Kendi şirketim üzerinden yaparsak çok mu uygun oluyor yoksa az mı onu merak ettik. Sabah sigortam net üzerinden teklif istedim ama henüz gelmedi.
Eğer avantajlı ise onu da dahil edeceğim. Ama yok aynı ise gidelim daha kaliteli bir sigortadan alalım yani allianz falan?
www.hizliresim.com
Normalde bu, benim anlaşmamın içerisinde. Fakat eğer eşimi de aynı şekilde yararlandırmak istersem bunun bedeli yıllık 3700 liraymış. Aya bölüp maaşımdan kesecekler. Eşim buna benzer bir şekilde özel sağlık sigortası yaptırmak istese de zaten yıllık aşağı yukarı böyle bir fiyat ödemek zorunda değil mi?
Kendi şirketim üzerinden yaparsak çok mu uygun oluyor yoksa az mı onu merak ettik. Sabah sigortam net üzerinden teklif istedim ama henüz gelmedi.
Eğer avantajlı ise onu da dahil edeceğim. Ama yok aynı ise gidelim daha kaliteli bir sigortadan alalım yani allianz falan?
Ayakta sabit bir şekilde çalışan için ayakkabı tavsiyesi
ananiyimioguz #1532718
Öncelik rahat olması, çabuk dağılmaması.
Tabanı yüksek olabilir.
Bütçe 1000-5000TL arası.
37-38 numara, K
Son zamanlarda normalde yokken tırnak batması başladı. Bunun sanırım ayakkabı ile bir ilgisi yok değil mi hangisini alırsak alalım parmak uçları ile bir pedala bastığı için yine olabilir?
Veya şöyle yüksek tabanlı, ağırlığını verirken sadece parmak ucunu değil de ayağın bütününü kullanabileceği şekilde bir ayakkabı mı tercih etsek?
Tabanı yüksek olabilir.
Bütçe 1000-5000TL arası.
37-38 numara, K
Son zamanlarda normalde yokken tırnak batması başladı. Bunun sanırım ayakkabı ile bir ilgisi yok değil mi hangisini alırsak alalım parmak uçları ile bir pedala bastığı için yine olabilir?
Veya şöyle yüksek tabanlı, ağırlığını verirken sadece parmak ucunu değil de ayağın bütününü kullanabileceği şekilde bir ayakkabı mı tercih etsek?
Windowsta yapabiliyorum ama macte pencereyi diğer ekrana doğru kaydırdığımda kaydırdığım kısım diğer ekranda devam etmiyor görünmez oluyor.
Pencereyi ekranların ya birinde ya diğerinde açmam gerekiyor. Öyle köşesinden tutayım uzatayım yarısı bir ekranda kalsın yarısı diğerinde olsun yapamıyorum. Geniş bir görüntüye ihtiyacım var bunu nasıl sağlayabilirim?
Pencereyi ekranların ya birinde ya diğerinde açmam gerekiyor. Öyle köşesinden tutayım uzatayım yarısı bir ekranda kalsın yarısı diğerinde olsun yapamıyorum. Geniş bir görüntüye ihtiyacım var bunu nasıl sağlayabilirim?
Tahta olsa raptiye kullanicam da buna nasil olur? Daha onca kapi icin miknatisli tül almistik onun icinden arkasi yapiskanli, önü tirtikli bir serit cikmisti ona sabitleyebiliyorduk ama onlar ayri satılıyor mu?
Bu arada ev kiralik, zimba makinasiyla zimbalayin diye tavsiye verirseniz o cok uygun olmayabilir. Ev sahibimiz rahat bir insan ama yine de en az zarar ile takalım.
Bu arada ev kiralik, zimba makinasiyla zimbalayin diye tavsiye verirseniz o cok uygun olmayabilir. Ev sahibimiz rahat bir insan ama yine de en az zarar ile takalım.
Spotify aile 2 kişilik boş yer
ananiyimioguz #1531668
Yıllardır o 2 yer boş duruyor ama şimdi bir zam maili geldi aylık 35tl olacak diye.
Ben de değerlendireyim dedim.
70TL karşılığında yıllık kiralayabilirim.
Ayda 6TL gibi bir şey oluyor. Bu hesabı da kimse yapmaz hadi iyisiniz.
Ben de değerlendireyim dedim.
70TL karşılığında yıllık kiralayabilirim.
Ayda 6TL gibi bir şey oluyor. Bu hesabı da kimse yapmaz hadi iyisiniz.
Yağmur yağarsa çok etkilenmesin diye. Üstü zaten biraz kapalı ama yine de açık taraftan kesin yağmur yiyecek.
Komple naylon bir şey geçirsem kötü durur hali hazırda kullanıyoruz.
Metrelik yapıştırma bir şeyler varsa onunla kaplayayım dedim ama nasıl bir malzeme bulmam lazım bilmiyorum.
Komple naylon bir şey geçirsem kötü durur hali hazırda kullanıyoruz.
Metrelik yapıştırma bir şeyler varsa onunla kaplayayım dedim ama nasıl bir malzeme bulmam lazım bilmiyorum.
Sebil baktım fiyatlar uçmuş.
Arıtma baktım fiyatlar uçmuş.
Aynı işi yapan tek bir cihaz var mı diye baktım çoğu 10k.
Ama tek tük 5-6k ya var. Tezgah üstü arıyorum.
Şuna ne diyorsunuz mesela alınır mı?
www.trendyol.com
Tipi aynı ama başka markalarda da bunu gördüm büyük ihtimalle cihaz geliyor marka yapıştırıyorlar..
Birisi yorumda soğuyan taraftaki suyun tadı bozuluyor demiş. Ama pek yorum göremedim.
Bir de birisi 800TL ye satıyor hiç kullanmamış kafam karıştı.
www.sahibinden.com
Arıtma baktım fiyatlar uçmuş.
Aynı işi yapan tek bir cihaz var mı diye baktım çoğu 10k.
Ama tek tük 5-6k ya var. Tezgah üstü arıyorum.
Şuna ne diyorsunuz mesela alınır mı?
www.trendyol.com
Tipi aynı ama başka markalarda da bunu gördüm büyük ihtimalle cihaz geliyor marka yapıştırıyorlar..
Birisi yorumda soğuyan taraftaki suyun tadı bozuluyor demiş. Ama pek yorum göremedim.
Bir de birisi 800TL ye satıyor hiç kullanmamış kafam karıştı.
www.sahibinden.com
Merhabalar, bazı eşyaları 2. el buldum aslında 2.ele göre temiz ve sağlamlar ama ufak tefek defoları soyukları falan var. Mesela aynalı banyo dolabının kapağının öne bakan yüzeyi en alt kısımdan biraz soyulmuş, beyaz dolabın altındaki sarımsı tahta yüzey gözüküyor. Çok ince bir kırıklık derinlik olarak. Yüzey alanı olarak biraz geniş, avuç içinin yarısı kadar. Boya mı atsak bant mı çeksem bilemedim. Veya beyaz ağır bir yemek masamız var ayaklarının bazı yerleri sürtünmüş yine altındaki ağaç gözüküyor.
Bunları neyle gizleyebilirim? Yoksa hem bant çekip pürüssüz bir yüzey yaratıp sonra mı boya atmak lazım?
Nasıl bir boya almak lazım? Bir de buzdolabının bazı yerleri ufak tefek paslanmış. Ona hangi boya atabilirim aynısı olur mu?
Teşekkürler :*
Bunları neyle gizleyebilirim? Yoksa hem bant çekip pürüssüz bir yüzey yaratıp sonra mı boya atmak lazım?
Nasıl bir boya almak lazım? Bir de buzdolabının bazı yerleri ufak tefek paslanmış. Ona hangi boya atabilirim aynısı olur mu?
Teşekkürler :*
Mangaldan/barbeküden anlayan?
ananiyimioguz #1530887
Rica etsem mesaj atabilir mi acaba hiç tecrübem yok bir şey danışacağım.
Çalışırken kenarda açmayı seviyorum. Yılı fark etmez.
Örnek olması açısından sevdiklerim son zamanlarda şunlar;
Mor ve ötesi: www.youtube.com
Yeni Türkü: www.youtube.com
Duman: www.youtube.com
Feridun Düzağaç: www.youtube.com
Evrencan'ın da videoaları fena değil.
Örnek olması açısından sevdiklerim son zamanlarda şunlar;
Mor ve ötesi: www.youtube.com

Yeni Türkü: www.youtube.com

Duman: www.youtube.com

Feridun Düzağaç: www.youtube.com

Evrencan'ın da videoaları fena değil.
Siyah damatlık ve gri nişanlık takım secebildim uzun denemelerim sonucu ama istemeye bir şey bulamadik. En son cikarken şu ceketin rengini begendim, evden bisey uydururuz diye aldik ama uyduramadik :D
www.hizliresim.com
Fotograftaki gomlek ve pantolon, gri takımınki. Bu da okey gibi duruyorsa boyle de giysem sorun olmaz herhalde kim dikkat etsin gomlege pantolona.. gerci fotograflarda siritir mi bilmem. Neyse iste evde kahverengi pantolon, daha acik pembe gömlek denedim, olmadi. Gri gomlek olmadi. Beyaz gomlek de meh iste. Saman rengi pantolon da meh. Icime sinmedi.
Bi beyaz pantolon deneyemedim belki onunla iyi olabilir.
Bilemedim yani normal hayatta 0 takim elbisem oldugu icin pek tecrubem yok.
www.hizliresim.com
Fotograftaki gomlek ve pantolon, gri takımınki. Bu da okey gibi duruyorsa boyle de giysem sorun olmaz herhalde kim dikkat etsin gomlege pantolona.. gerci fotograflarda siritir mi bilmem. Neyse iste evde kahverengi pantolon, daha acik pembe gömlek denedim, olmadi. Gri gomlek olmadi. Beyaz gomlek de meh iste. Saman rengi pantolon da meh. Icime sinmedi.
Bi beyaz pantolon deneyemedim belki onunla iyi olabilir.
Bilemedim yani normal hayatta 0 takim elbisem oldugu icin pek tecrubem yok.
Çok uyguna müstakil, bahçeli bir ev bulduk. Kendi evimizi kiraya verip burada oturalım diyoruz.
Pazartesi gidip sözleşme imzalayacağız. Ev sahibi emekli bir öğretmen kadın. Kardeşi de avukatmış oturduğumuz yerde. Onunla birlikte hazırlayıp vereceklermiş.
Ev sahibi evin içini komple yaptırıp bize veriyor. İşler bitti sayılır, ben de takip ediyorum. Fakat laf arasında "zaten 1 sene oturur çıkarsınız kendi evinizi alırsınız" falan dedi. Ben de belli olmaz yurt dışı da düşünüyoruz dedim. Aa bak çok isterim hemen gidin durmayın falan dedi :D
Şimdi sözleşmeyi 1 senelik yapıp bizi 1 sene sonra çıkarmasın? Veya şimdi 3k vereceksiniz ama seneye 6k oldu kiranız demesin?
Biz belki 3-5 sene oturucaz yani..
Bu evi de tesadüfen bulduk. Evde kiralık falan yazmıyordu. Biz müstakil villaların olduğu bi mahalleyi dolaşırken komşulara sorduk, o da tadilatta olan bir evi gösterdi, ev sahibini aradık, öyle anlaştık.
Kendisi de bizle tanıştıktan sonra valla açık konuşayım ben evi ingilizlere verme niyetindeydim ama komşum da, ben de sizi çok sevdik, madem yeni evlenecekseniz ben sizle anlaşmak isterdim dedi. Ben önceki kiracımdan çok çektim, benim tek derdim eve güzel bakılması dedi.
Dikkat etmemiz, talep etmemiz gereken neler var?
Pazartesi gidip sözleşme imzalayacağız. Ev sahibi emekli bir öğretmen kadın. Kardeşi de avukatmış oturduğumuz yerde. Onunla birlikte hazırlayıp vereceklermiş.
Ev sahibi evin içini komple yaptırıp bize veriyor. İşler bitti sayılır, ben de takip ediyorum. Fakat laf arasında "zaten 1 sene oturur çıkarsınız kendi evinizi alırsınız" falan dedi. Ben de belli olmaz yurt dışı da düşünüyoruz dedim. Aa bak çok isterim hemen gidin durmayın falan dedi :D
Şimdi sözleşmeyi 1 senelik yapıp bizi 1 sene sonra çıkarmasın? Veya şimdi 3k vereceksiniz ama seneye 6k oldu kiranız demesin?
Biz belki 3-5 sene oturucaz yani..
Bu evi de tesadüfen bulduk. Evde kiralık falan yazmıyordu. Biz müstakil villaların olduğu bi mahalleyi dolaşırken komşulara sorduk, o da tadilatta olan bir evi gösterdi, ev sahibini aradık, öyle anlaştık.
Kendisi de bizle tanıştıktan sonra valla açık konuşayım ben evi ingilizlere verme niyetindeydim ama komşum da, ben de sizi çok sevdik, madem yeni evlenecekseniz ben sizle anlaşmak isterdim dedi. Ben önceki kiracımdan çok çektim, benim tek derdim eve güzel bakılması dedi.
Dikkat etmemiz, talep etmemiz gereken neler var?
Cogu yer tek cekim aliyor, taksit yapan sirket bulamadik. Ama sanki bankalar kendisi verebiliyordu. Var mi bildiğiniz 3 5 taksit yapan banka?