Selamlar, Biraz iç dökme biraz deneyimli insanlardan teskin eden şeyler duymak için yazmak istiyorum. Uzun olacak. Aslında söylenebilecek her şeyi herkes söyledi, ben de farkındayım da işte insan konuşmak istiyor niyeyse kapatamıyor. Burada daha önce de ilişkimle alakalı birkaç sorum olmuştu. 1.5 yı
Selamlar, Biraz iç dökme biraz deneyimli insanlardan teskin eden şeyler duymak için yazmak istiyorum. Uzun olacak. Aslında söylenebilecek her şeyi herkes söyledi, ben de farkındayım da işte insan konuşmak istiyor niyeyse kapatamıyor.
Burada daha önce de ilişkimle alakalı birkaç sorum olmuştu. 1.5 yıllık bir ilişkiydi. Bugün itibarıyla asla başlamamak üzere sonlandı. Aslında 1 aydır ayrıydık, ancak bugünkü konuşma barışma ihtimalini de tamamen bitirdi.
İlk 3 ay rüya gibiydi. Erkek tarafının yurt dışına çalışmaya gideceğini bile bile ilişkiye atılmış olduk. Her şey çok güzeldi, sürekli hayatımızı birleştirmekten bahsediyordu, planlar yapardı. Hatta o kadar ki 3. ayın sonunda o Almanya'ya taşınırken havalimanında evlilik teklif etmişti. Benim de gitmemi istiyordu onunla, ben de iş bulursam gelirim diyordum. Daha temkinliydim denebilir. Nitekim gitti, daha uçaktan inmeden çok panik olmaya başladı. Çok zorlandı. Buradaki işini kaybetmeden acaba geri mi dönse diye çok düşündü. Çok bunaldığını, zorlandığını görebiliyordum. Yalnız hissetmesin diye ani karar vermesin diye her aşamada, öncesinde, sonrasında gerçekten kelimenin tam anlamıyla her saniyesinde hep destek oldum. Kamera açık uyuyorduk. Gitmeden bende email hesabını açmıştı işi için. 1. haftanın sonunda bir gün emailimi açayım derken onunki açıkmış, bumble indirdiğine dair mail gördüm, akşam biz konuştuktan sonra abonelik satın almıştı. Başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Büyük şok yaşadım. O anki duygularımı tarif etmem çok zor. İnanamadım. Bu emailin ss'ini alıp ona gönderdim ve yazıklar olsun deyip her yerden engelledim. Ona ihanetin zerresine dahi tahammülüm olmadığını daha en başından söylemiştim.
Bu olaydan 2 gün sonra benim de Berlin'deki bir okul ile phd mülakatım vardı. Onunla beraber olmak için phd başvurusu yapmıştım ve o gitmeden bir gün önce mülakata davet maili almıştım. Çok sevinmiştik. Bu bir işaret gibi gelmişti, artık buruk ayrılmak zorunda değildik. Fakat o maille birlikte bu mülakata hazırlığım da sekteye uğradı. Toparlanmakta zorlandım, yine de onun için değil ama kendim için mülakata odaklanmaya çalıştım. Mülakata gireceğim günün önceki gecesi bir numaradan arandım, oydu, geri dönmüş. Bir daha arama beni, konuşacak bir şey yok dedim. Neyse sabah mülakat çok parlak geçmedi maalesef. O gün tekrar aradı konuşmak istiyordu. Buluştuk, arkadaş bulmak için indirdiğini söyledi. Onu dinlemeden silip engellememi onun bumble indirmesinden daha büyük bir sorun olarak gördüğünü söylüyordu. Arkadaş için olsa dahi ben arkadaşıydım, her an onunlaydım, arkadaş olarak bile ihanet gibiydi, ki orada sürekli insanlarla konuşuyordu, sokakta türklerle tanışıp nasıl yaşadıklarını soruyordu. Herkesle konuşuyordu zaten, arkadaşı vardı. Çok sosyal biriydi. Ancak saçma olduğunu kabul ediyordu yaptığının ve bu saçmalıkla birlikte dönme kararı aldığını söylüyordu. Gel gelelim içinde olduğu buhrana tanık olduğum için bu saçma hareketini sineye çektim. Barıştık.
Bu noktadan sonra hiçbir şey ilk 3 aydaki gibi olmadı. Evlenmek isteyen adam birden ailemi, işimi, yaşımı (ondan 4 yaş büyüğüm) bahane etmeye başladı. Ailesinin beni kabul edip etmeyeceğinden emin değilmiş (Aleviyim). Bu sebeple bir akşam, önemli bir sebepten üzgün de olduğum bir gündü, üzgün uyumuştum, o arkadaşlarıyla eğlencedeyken gece aradı beni ve uyumlu olmadığımızı söyleyip ayrıldı. Baya kötü bir gece oldu o da.
Ertesi gün beni hep gittiğim parkta buldu ve yanlış yaptığını ailesiyle konuştuğunu sorun olmadığını falan söyledi. Bu mesele orada kapanmadı hep bir mesele olarak bahsetti ama ayrılmak istemiyordu. Onu çok sevmemden, sevme şeklimden çok etkilendiğini, kopamadığını düşünüyorum. Sonradan ailesiyle de tanıştırdı ama ailesi beni çok sevmiş, öyle diyordu. O mesele kapanmıştı.
Evlilik meselesi hep bir belirsizlik içinde sürdü gitti. Ben net olup yoluma bakmaya çalıştım, belirsizlikle ilişki sürmez deyip rahatsız da olduğum çeşitli meselelerden ayrıldım durdum. Her seferinde kapıma geldi, saatlerce bekledi konuşana dek ve barışmak istedi. Seviyorum demesine inandım, inanmak istedim.
Eskiden ilişki yaşadığı insanlarla bağını koparmıyordu. Ben iletişimi kesmesini istiyordum, o da kimseyi kırmak istemediğini zaten kendisinin sınırını çektiğini söylüyordu. Bana göre değil deyip ayrıldığımda da hak vermiyorsa da tamam diyordu. İnsanlarla arasındaki iletişime nerede nasıl sınır çekmesi gerektiğini bilmiyordu ya da bilmek istemiyordu. Arkadaş ortamı tabirimi mazur görün leşti, ama kaç yıllardır arkadaş oldukları için bir şey de diyemezdim. Ama rahatsız olduğumu söylemiştim.
Çok kez farklılıklarımız, yaşam şeklimiz, hal tavırlarımız birbirimize uymuyor, ben mutlu değilim deyip ayrıldım. Her seferinde kapımda bitti, birkaç güzel şey, seviyorum, kaybetmek istemiyorum derken birkaç gün içinde normaline dönerdi. Bendeki güvensizlik büyüdükçe büyüdü. Ama buna karşın hareket etme cesaretim de gittikçe kısıldı. Meseleleri konuşurken tepkilerimden dolayı beni suçladı hep. Ben de kendimi suçlamaya başlar oldum. Zamanla fevri tepki verme huyum gitti, tüm saçmalıklara boyun eğer hale geldim. İnsan nasıl olduğunu anlamıyor, yani bilmiyorum, sindirildim. Rahatsız olduğum şeyleri söylerken ona hissettirdiklerim için beni suçluyordu, ben de bir süre konuştuktan sonra kendimi savunamaz hissediyordum. Böyle böyle sessizleştim. İlişkide yalnızlaştım derken bir gün kuşku uyandıran hareketler sergilediği bir arkadaşıylayken beni zor bir anda yalnız bıraktığı için bitti artık dedim ve bitirdim. Yine aradı ve beni suçladı, ben de kendimi hırpaladım. Ama barışmadım. Bunlar 1 ay önce oluyor.
2 hafta konuşmadık. Sonra yine yazdı, ne istediğini bilmiyormuş, hiçbir şeyden emin değilmiş ama yazmadan da duramıyormuş. Hep söylediği şey buydu, emin değildi, bilmiyordu. Bana karşı en çok kullandığı cümleler bunlardı. Ben de artık bunlara katlanmak istemediğimi söyledim, seni seviyorum ama bu bana iyi gelmiyor dedim. Yine anlamıyorum, ama bu kez de ben suçlu hissediyorum dedi. Cevap vermedim.
İleri sararsak, bana yazdığı bu son mesajından 2 hafta sonra dün tekrar yazdı. Almanya'ya 2 aylık bir programa gidiyormuş. Ona niye cevap vermemişmişim. Ben olsaymışım, konuşsaymışız Almanya'ya asla başvurmazmış. Gideceğini duyunca iyi hissetmediğimi söyledim, kötü oldum. Neden dedi ama aramadı. Ben de yine umursanmadığım için bu iletişim bana iyi gelmiyor deyip Almanya'da bol şans deyip konuşmayı bitirdim. Ancak hayalim bana artık bir şekilde gelmesiydi, umudum vardı. Belki yokluğum bir şeyleri bilmesini/emin olmasını sağlamıştır diye düşünüyordum. Yazmasından ve Almanya'ya gidecek olmasının etkisiyle bugün öğlen ben aradım, yazıyorsan gel bu işi adamakıllı konuşalım dedim, ya bitiririz tamamen ya da aynı ilişki dinamiğine dönmeden kurtaralım dedim. Yapıcı bir adım atmak istedim. Yol göstermek istedim, net olalım istedim. Önce tamam dediyse de sonra tekrar bilmiyorum dedi. Konuşmanın bi şeyi değiştirmeyeceğinden çok eminmiş, ilişkiye hiç inancı yokmuş bir sürü şey söyledi. Zaten Almanya'ya gideceğim, çok zor olur dedi. Ayrıntıya girmeyeceğim, niye yazdın o zaman dedim, belli ki yanlış yapmışım dedi. Çok ağırıma gitti, tanıdığım en bencil insansın, gerçekten kötü birisin, tanıdığım güne lanet olsun deyip sildim engelledim her yerden. Aradığından da değil de işte, insan bir şey yapmak istiyor.
Burada anlatmadığım ve duyana saç baş yolduracak başka saçmalıklar da var, ama belki onu tanısanız ya sen abartmışsın, onu dinleseniz o iş öyle değil diyeceğiniz şeyler de vardır. Annemle kardeşimle ve 2 arkadaşımla daha sık konuşuyorum, onlar benim manipüle edildiğimi, kullanıldığımı söylüyorlar.
Ben onun kötü bir insan olduğuna inanmak istemiyorum, aslında içten içe kötü olduğunu da düşünmüyorum, sadece duygusal olarak kör biri gibi geliyor. Düşüncesiz ama bilerek yapıyor gibi gelmiyordu. Genel olarak birilerinin kötülükle hareket ettiğine inanmakta da güçlük çekiyorum. En kötü hareketin bile bence anlaşılabilir bir tarafı vardır gibi geliyor. O nedenle, mesela kardeşim aldatılıp ayrılırsa bunun onu sonra düşündürtmeyeceği için daha temiz olduğunu söyler, ben bunun yıkıcı olduğunu düşünürüm. Neden güzelce söyleyip ayrılmaz da aldatır ki diye düşünürüm, bilinçli kötülüğü kaldıramadığımı düşünüyorum. O nedenle aslında onu da anladığımı sanıyorum bana ne kadar anlayışsız düşüncesiz bencilce davransa da. Niyeti bu değildi gibi geliyor, sadece karakteri bu. Kötü birisin dediğim için de üzgün hissediyorum bu nedenle.
Böyle bahsedince tabii ki kim okusa bana hak vereceği şeyleri yazdım sanırım, ayrılıp ayrılıp barışmak dışında. Ona sorsanız da benim tek ve en kötü özelliğim fevri davranmak, konuşulacak şeyleri ayrılmaya bağlamak (ama konuşunca da kızardı, hissettiklerim için suçlu hissederdim). Onun dışında çok güzel seviyormuşum, hep hissettiriyormuşum falan böyle birini kaybetmek istemezmiş falan filan.
Kim duysa bana hak vereceği başka kötücül şeyler de var da o kadar özele girmek istemiyorum.
Belki de ben sorunlu bağlanıyorumdur. Hep düşündüğüm sorduğum şey, ben mi batırdım? Ben mi suçluyum? Ben mi fazlayım? Ben mi yanlış yaptım? Ben mi çok şey istedim netlikle, önümüzü görmeyi isteyerek, akışına niye bırakamadım? Şunu demekle iyi mi dedim vs vs. Çok fazla duygusal biriyim, çok ve kolay ağlıyorum. Bu da zamanla oldu. Gücümü emdiğini düşünüyorum. Neyse, çok üzgünüm. Bu şekilde hiç bitirmedik, zaten Almanya'ya gideceği için artık başlamayacak da tekrar. Hiç aramadı sormadı da. Acaba gerçekten kullanılıyor muydum?
Kafamı toparlayıp yazsaydım iyi olabilirdi ama bu kadar çıktı. Zaten çok uzun oldu artık kim okur bilmem de. Hayatımda bir devir kapandı artık. İkinci ilişkimdi. Bunu da kabullenemiyorum. Keşke bir ömür iyisiyle kötüsüyle kavgasıyla barışıyla tek bir kişi olsaydı. Öyle güvenebilseydik birilerine. Çünkü sevgi kaybolan bi şey mi ben anlayamıyorum. Neyse kafam çok dağınık. Öyle işte. Okuyana, önemseyip bir şeyler yazana teşekkürler.
-2
Millet 20 yillik esinden bosaniyor ama senin yasadigin duygularin 15%ini yasamiyor.
Bence biraz icine at. Zamana birak.
+1