goal - gol
offside - ofsayt
free kick - frikik
corner - korner
centre - santra
forward - forvet
falan filan da niye throw-in'e taç atışı demişiz? trovin falan dememişiz?

touch-line'ı geçtiği yerden kullanılıyor diye herhal. touch-taç hesabı.


tamamen tahmin: throw-in'den önce touch deniyormuş, oradan almışız. terim throw-in'e evrilince bizimki manasız kalmış.


free kick - serbeşt vuruş
corner - köşe vuruşu


@ezeriko: komple türkçeleştirmekten bahsetmedim. sonuçta tdk değiliz. kullanımdaki kelimelerden bahsediyorum. free-kick serbest vuruş olabilir ama futbol spikeri dışındaki insanlar muhabbet ederken frikik demiyor mu, korner demiyor mu, yani hala kullanılan terimler bunlar.
ona bakarsan
goal - top filelerde


goal - top filelerde iyiymiş :)
bu soruların cevabını allah uzun ömürler versin halit kıvanç'tan alabilirsin, ulaşabilirsen. sonuçta trt'de bu işin öncüleri (3-5 kişidir herhalde) bir literatür kurdu, bu zamana kadar süregeldi. niye öyle isimlendirdiler vardır bir mantığı.


the ball has gone into touch da diyolar


taç için konuşayım. mesela fifa falan oynarken spiker bazen "the ball goes into touch" gibi bir laf ediyor. biz de oradan aldık sanırım. ama neden throw in'e benzer değil de touch'a benzer kelime kullanıyoruz orasını bilmem. muhtemelen fransızcadır o da.


penalty-penaltı


The throw-in is taken from the point where the ball crossed the touch-line.
throw-in birebir çevirisi içeri atış demek. peki nereden içeri atış? touch line'dan yani dokunuş çizgisinden (normal oyuncuların topa elle dokunmaya izinli oldukları tek çizgiden)
demek ki throw in'i zamanında adam gibi türkçeye çevirseydik ya "içeri atış" ya da "dokunma atışı" demeliydik. bunu da sıfatımıza benzetip "taç atışı" yapmışız, zamanla atış da düşmüş "taç" kalmış geriye.
