[]

protestolarin seviyesi geziye kiyasla nasil?
daha mi cok insan var? polis siddeti o doneme kiyasla nasil? polis sehir merkezlerindeki kalabaligi dagitiyor mu?
turkiye'de degilim ve cok merak ediyorum gezi donemini yasadigim icin ona kiyasla anlamaya calisiyorum.
turkiye'de degilim ve cok merak ediyorum gezi donemini yasadigim icin ona kiyasla anlamaya calisiyorum.

Ne polis ne de eylemciler gezi parkındaki kadar sert değiller.
- amortisman
(23.03.25 21:37:43)

Bugün Saraçhane'deydim. Belki benim gözüm iyi secmedigindendir bilmiyorum ama Vezneciler metro çıkışından İBB binasına kadar tek bir polis görmedim. Dönüşte ara sokaklarda, tramvay durağında da rastlamadım. Sadece havada ufak bir biber gazı kokusu vardı. Onun dışında gayet organize, olaysız birleşip dağılan bir kalabalık vardı. Atılan sloganlar epey sertti yine de.
- sekizdokuzon
(24.03.25 00:52:54)

1. Hava Gezi’deki kadar iyi değil.
2. Gezi’de organizasyon/organizatör yoktu. Kendi kendine gelişen bir durumdu. Mevcut gösterilerde CHP’nin çağrısı var. Katılanların önemli bir kısmı CHP’li.
3. Gezi’de Kürtler ve onları temsil eden hareketler daha fazlaydı. (Belki işin buraya geleceğini tahmin ettiği için, belki de tesadüfen, AKP yeni bir süreç sözüyle Kürtler’i bu gösterilerin dışında tuttu. Genel CHP seçmeni ile karşılaştırıldıklarında, Kürtler (ve hatta Gezi’deki bazı sol örgütler) daha fazla eylem görmüş, daha hareketli bir kitle.
4. Sanırım biraz da olayların CHP’nin kurumsal organizasyonu olması sebebiyle, polis sert müdahalelerde bulunamıyor. Gezi’de daha acımasızlardı.
5. Gezi, bir parka girmeye çalışan polisi/devleti o parkın dışında tutmaya çalışan fiziksel bir hareketti. Göstericiler ile polis doğal olarak karşı karşıya geliyordu, çatışma çıkıyordu. Mevcut gösteriler ise bakıldığında çok büyük mitingler. Fiziksel bir amaçları yok. Yani “Polisin belediye binasına girmesini engelleyelim” ya da “Gidelim Ekrem İmamoğlu’nu Silivri’den alalım gelelim” gibi bir amaçları yok. Böyle olunca polisle doğrudan karşı karşıya gelmiyorlar. Gelseler bile, yüzbinlerce kişinin aynı anda polisin üzerine yürüyüp gaz ya da mermi yemelerini gerektirecek bir motivasyonları yok.
Böyle anlatınca "Gezi > Mevcut gösteriler" demiş gibi oldum sanki ama şöyle diyeyim, CHP'nin 15milyon kişiye oy kullandırması çooooooook büyük bir gövde gösterisi. RTE'nin seçimi kazanmak için ufacık bir ümidi varsa bile tamamen bitmiştir.
2. Gezi’de organizasyon/organizatör yoktu. Kendi kendine gelişen bir durumdu. Mevcut gösterilerde CHP’nin çağrısı var. Katılanların önemli bir kısmı CHP’li.
3. Gezi’de Kürtler ve onları temsil eden hareketler daha fazlaydı. (Belki işin buraya geleceğini tahmin ettiği için, belki de tesadüfen, AKP yeni bir süreç sözüyle Kürtler’i bu gösterilerin dışında tuttu. Genel CHP seçmeni ile karşılaştırıldıklarında, Kürtler (ve hatta Gezi’deki bazı sol örgütler) daha fazla eylem görmüş, daha hareketli bir kitle.
4. Sanırım biraz da olayların CHP’nin kurumsal organizasyonu olması sebebiyle, polis sert müdahalelerde bulunamıyor. Gezi’de daha acımasızlardı.
5. Gezi, bir parka girmeye çalışan polisi/devleti o parkın dışında tutmaya çalışan fiziksel bir hareketti. Göstericiler ile polis doğal olarak karşı karşıya geliyordu, çatışma çıkıyordu. Mevcut gösteriler ise bakıldığında çok büyük mitingler. Fiziksel bir amaçları yok. Yani “Polisin belediye binasına girmesini engelleyelim” ya da “Gidelim Ekrem İmamoğlu’nu Silivri’den alalım gelelim” gibi bir amaçları yok. Böyle olunca polisle doğrudan karşı karşıya gelmiyorlar. Gelseler bile, yüzbinlerce kişinin aynı anda polisin üzerine yürüyüp gaz ya da mermi yemelerini gerektirecek bir motivasyonları yok.
Böyle anlatınca "Gezi > Mevcut gösteriler" demiş gibi oldum sanki ama şöyle diyeyim, CHP'nin 15milyon kişiye oy kullandırması çooooooook büyük bir gövde gösterisi. RTE'nin seçimi kazanmak için ufacık bir ümidi varsa bile tamamen bitmiştir.
- co2s2
(24.03.25 01:13:52 ~ 01:19:59)

Maksimum %20 si falandır.
- runaway
(24.03.25 01:44:33)

Ne hükümet ne eylemciler aslında yeni bir gezi istemiyorlar. Geziye özlem var, eylemin her dakikası onu anımsatıyor ya da eylemciler bu eylemi onun devamı gibi görse de gezide çok kan dökülmüştü. 10 kişi hayatını kaybetti, 10bine yakın kişi ise yarakanmıştı. Bunların bir kısmı kalıcı be ağır yaralanmaydı.
Gezi zamanlarını çok hatırlamıyorum açıkçası, kıyaslamayı ben de merak ediyorum, ancak katılım bu eylemlerde daha fazla bence. Bunun etkisi eylemlerin miting tadında geçmesi biraz da.
Sarachanede beş gündür şu oluyor: belediyenin önünde, şehitler caddesinden vezneciler istasyonuna dek cadde miting için doluyor. Bu insanların çoğu polisle çatışmak için orada değil.
Bir de kemerdeki polis barikatına yakın olan gençler var. Genelde öğrenci grupları bunlar. Doğal bir görev dağılımı oluşmuş. Parktaki spor aletlerini, ağaçları varsa başka araç gereçleri kendilerine kale ya da barınma noktası görüp ufak kamplar kuruyorlar. Ağaçlardan birini revir yapmışlar mesela. Gazdan ya da başka şeyden etkilenenleri orada tedavi ediyorlar.
Alanda biraz gezince ortamdaki doğal görev dağılımını görmek hoşuma gidiyor.
Polislerle doğrudan çatışılmıyor geçe yarısına dek. Bir kaç metre mesafede iki taraf da sıralanmış birbirlerine bakıyorlar. Eylemciler polisleri arkasına alarak fotoğraf çektiriyorlar.
Arada bir arkadan polise bir şey atanlar çıkıyor. Münferit şeylerde polis tepki vermiyor. Zaten eylemciler de hemen o atan kişiyi durduruyorlar.
Miting 11 gibi bitiyor, gece yarısına doğru alan dağılıyor vekiller ayrılıyorlar. Sonra polis parkı boşaltmak için alanı daraltıyor, gaz hatta plastik mermi kullanımı bu aşamada oluyor. Polis eylemcileri yakalıyor. Tuttuğunu yakalıyor kelepçeliyor hatta dövüyor. Orada garip bir katarsis oluyor.
Sonra evlere dağılıyor insanlar ama galiba bu süreç dün gece sabaha dek sürmüş. Gözlemlerime göre her akşam iki taraf da daha hiddetleniyor.
Geziye göre çok daha soft şuan. Ama miting etkisi ya da değil, eskisine göre daha kalabalık bir katılım var.
Marjinal azınlık, şu partili şu görüşlü demek doğru değil. Yandaş medya bunu diyor mu bilmiyorum ama diyemez. Çünkü içeride neredeyse her görüşten insan tek bir amaçla beraber.
LGBT, ayrılıkçı kürt hareketleri, başka bir konuda düşmanlık yok. Chp eylemi diyemeyiz. 1.75milyon üyesi varken 15m oy toplanması da bunu kanıtlıyor. Yine alanda bir çok kez gördüğüm pankartlardan biri ne o partili ne bu ben halkım şeklinde.
Dün bir tane Kürt bayrağı gördüm. Dsip flamasıyla birlikte yürüyordu. Bayrakta aşıti yazıyordu. Barış demekmiş. Onlarda ya da başka bir grupta rahatsız edici bir tavır yoktu. Propogandatif harekete niyetlenenler ya da eylemin perspektifini değiştirmek isteyenler hemen dışlanır, ancak şuana dek buna denk gelmedim.
Dün akşam 8civarında venzeciler istasyonundan 4 kat yukarı çıkmak yaklaşık 10 dk sürdü. Sürekli birbirimize sürterek nefes alamadan ilerledik ne önümüz ne arkamız insan dışında görünmüyordu. Sadece metre istasyonundaki insan kalabalığıyla ülke kurulur. O derece kalabalık.
Tayyip seçimle gitmez. İnanılmaz bir farkla yenilir. Öyle böyle değil. O yüzden 15milyon oyu duymak heyecanlandırsa da çok sevinmedim. Halk öfkeli ve umutlu. Umut dalgalansa da öfke artıyor her gün.
edit: tek seferde en fazla kişinin bir araya toplandığı eylem bakımından baktığımızda, bazı kaynaklar saraçhane'deki insan kalabalığının bir milyona ulaştığını söylüyor. doğrudur, çok kalabalıktı. gezide en büyük katılımlı protesto 300-500bin arasıydı. ama 3 ay boyunca yüzlerce noktada devam etmişti.
Gezi zamanlarını çok hatırlamıyorum açıkçası, kıyaslamayı ben de merak ediyorum, ancak katılım bu eylemlerde daha fazla bence. Bunun etkisi eylemlerin miting tadında geçmesi biraz da.
Sarachanede beş gündür şu oluyor: belediyenin önünde, şehitler caddesinden vezneciler istasyonuna dek cadde miting için doluyor. Bu insanların çoğu polisle çatışmak için orada değil.
Bir de kemerdeki polis barikatına yakın olan gençler var. Genelde öğrenci grupları bunlar. Doğal bir görev dağılımı oluşmuş. Parktaki spor aletlerini, ağaçları varsa başka araç gereçleri kendilerine kale ya da barınma noktası görüp ufak kamplar kuruyorlar. Ağaçlardan birini revir yapmışlar mesela. Gazdan ya da başka şeyden etkilenenleri orada tedavi ediyorlar.
Alanda biraz gezince ortamdaki doğal görev dağılımını görmek hoşuma gidiyor.
Polislerle doğrudan çatışılmıyor geçe yarısına dek. Bir kaç metre mesafede iki taraf da sıralanmış birbirlerine bakıyorlar. Eylemciler polisleri arkasına alarak fotoğraf çektiriyorlar.
Arada bir arkadan polise bir şey atanlar çıkıyor. Münferit şeylerde polis tepki vermiyor. Zaten eylemciler de hemen o atan kişiyi durduruyorlar.
Miting 11 gibi bitiyor, gece yarısına doğru alan dağılıyor vekiller ayrılıyorlar. Sonra polis parkı boşaltmak için alanı daraltıyor, gaz hatta plastik mermi kullanımı bu aşamada oluyor. Polis eylemcileri yakalıyor. Tuttuğunu yakalıyor kelepçeliyor hatta dövüyor. Orada garip bir katarsis oluyor.
Sonra evlere dağılıyor insanlar ama galiba bu süreç dün gece sabaha dek sürmüş. Gözlemlerime göre her akşam iki taraf da daha hiddetleniyor.
Geziye göre çok daha soft şuan. Ama miting etkisi ya da değil, eskisine göre daha kalabalık bir katılım var.
Marjinal azınlık, şu partili şu görüşlü demek doğru değil. Yandaş medya bunu diyor mu bilmiyorum ama diyemez. Çünkü içeride neredeyse her görüşten insan tek bir amaçla beraber.
LGBT, ayrılıkçı kürt hareketleri, başka bir konuda düşmanlık yok. Chp eylemi diyemeyiz. 1.75milyon üyesi varken 15m oy toplanması da bunu kanıtlıyor. Yine alanda bir çok kez gördüğüm pankartlardan biri ne o partili ne bu ben halkım şeklinde.
Dün bir tane Kürt bayrağı gördüm. Dsip flamasıyla birlikte yürüyordu. Bayrakta aşıti yazıyordu. Barış demekmiş. Onlarda ya da başka bir grupta rahatsız edici bir tavır yoktu. Propogandatif harekete niyetlenenler ya da eylemin perspektifini değiştirmek isteyenler hemen dışlanır, ancak şuana dek buna denk gelmedim.
Dün akşam 8civarında venzeciler istasyonundan 4 kat yukarı çıkmak yaklaşık 10 dk sürdü. Sürekli birbirimize sürterek nefes alamadan ilerledik ne önümüz ne arkamız insan dışında görünmüyordu. Sadece metre istasyonundaki insan kalabalığıyla ülke kurulur. O derece kalabalık.
Tayyip seçimle gitmez. İnanılmaz bir farkla yenilir. Öyle böyle değil. O yüzden 15milyon oyu duymak heyecanlandırsa da çok sevinmedim. Halk öfkeli ve umutlu. Umut dalgalansa da öfke artıyor her gün.
edit: tek seferde en fazla kişinin bir araya toplandığı eylem bakımından baktığımızda, bazı kaynaklar saraçhane'deki insan kalabalığının bir milyona ulaştığını söylüyor. doğrudur, çok kalabalıktı. gezide en büyük katılımlı protesto 300-500bin arasıydı. ama 3 ay boyunca yüzlerce noktada devam etmişti.
- biseysorcaktim
(24.03.25 08:25:00 ~ 11:29:18)

Geziyle doğrudan karşılaştırma yapmak doğru değil. O zamandan bu zaman dinamikler bambaşka şekilde değişti.
Gezi olayları polis için hiç beklemedikleri büyüklükte bir olaydı. Hazırlıksız yakalandılar. İlk günlerinde o kadar büyük bir kitleyi kontrol edecek ne pratikleri ne hazırlıkları vardı. Taksimi sadece meydan girişinden kontrol etmeye çalışıyorlardı örneğin. Halbuki beyoğlu'nun yüzlerce yan girişi, ara sokağı vardır. Mevcuttaki polis sayısı yetersiz gelince farklı illerden polisleri getirmişlerdi. O dönemi hatırlayanlar, bu polislerin taksimin cihangirin ara sokaklarında nasıl kaybolduklarını, yollarını bulamadıklarını da hatırlar.
Gezi döneminden bu yana polisler de gelişti. Artık en küçük bir olayda taksimi besleyen tüm sokakları kapatıyorlar. Gezide 1 haziran günü polis meydandan çekildiğinde anında yerdeki kaldırım taşları sökülerek gümüşuyu'ndan beşiktaş'a kadar tüm yollara barikatlar kurulmuştu. O günden bu yana belediyeler tüm yolları artık yekpare beton yapmaya başladı. Dolmabahçe yolunun, gümüşsuyunun kaldırımlarının şu an tek parça beton olmasının sebebi ne sanıyorsunuz. Ya da taksimde çöp konteynırları olmamasının, saksılı ağaçlar olmamasının vs. bunların hepsi polisin artan pratikleri ve önlemleri ile alakalı.
Kaldı ki polisler o dönemden bu yana çok daha konsolide oldu. şu an teşkilatın çok büyük kısmı 15 temmuzdan sonra alınanlardan oluşuyor. Devlette işe alımların nasıl olduğunu burada anlatmama gerek yok sanırım. o yüzden şimdiki polisin daha acımasız olduğunu söyleyebilirim. O zamanki eylemcilerin içerisinde eylem pratiği olanlar daha fazlaydı. polise karşılık verilmiyordu ama barikat kurulup geçmeleri engelleniyordu. ntv canlı yayın aracı yan yatırılıp barikata dahil ediliyordu örneğin. Şu an o seviyelerde değil olaylar. Çünkü şu an bir parti çatısı altında ilerliyor daha ziyade. O dönem insanlar sahaya indiğinde parti marti daha herkes ördek gibi birbirine bakıyordu.
Şimdi meydanlarda gördüğüm gençlerin gözünde korkutucu bir korkusuzluk görüyorum. Çok bıçak sırtı zamanlar. Muhalefet de iktidar da hamlelerini 2 değil 12 kere düşünmeli. çünkü bu enerji bir patlarsa herkes bunun altında kalır.
Gezi olayları polis için hiç beklemedikleri büyüklükte bir olaydı. Hazırlıksız yakalandılar. İlk günlerinde o kadar büyük bir kitleyi kontrol edecek ne pratikleri ne hazırlıkları vardı. Taksimi sadece meydan girişinden kontrol etmeye çalışıyorlardı örneğin. Halbuki beyoğlu'nun yüzlerce yan girişi, ara sokağı vardır. Mevcuttaki polis sayısı yetersiz gelince farklı illerden polisleri getirmişlerdi. O dönemi hatırlayanlar, bu polislerin taksimin cihangirin ara sokaklarında nasıl kaybolduklarını, yollarını bulamadıklarını da hatırlar.
Gezi döneminden bu yana polisler de gelişti. Artık en küçük bir olayda taksimi besleyen tüm sokakları kapatıyorlar. Gezide 1 haziran günü polis meydandan çekildiğinde anında yerdeki kaldırım taşları sökülerek gümüşuyu'ndan beşiktaş'a kadar tüm yollara barikatlar kurulmuştu. O günden bu yana belediyeler tüm yolları artık yekpare beton yapmaya başladı. Dolmabahçe yolunun, gümüşsuyunun kaldırımlarının şu an tek parça beton olmasının sebebi ne sanıyorsunuz. Ya da taksimde çöp konteynırları olmamasının, saksılı ağaçlar olmamasının vs. bunların hepsi polisin artan pratikleri ve önlemleri ile alakalı.
Kaldı ki polisler o dönemden bu yana çok daha konsolide oldu. şu an teşkilatın çok büyük kısmı 15 temmuzdan sonra alınanlardan oluşuyor. Devlette işe alımların nasıl olduğunu burada anlatmama gerek yok sanırım. o yüzden şimdiki polisin daha acımasız olduğunu söyleyebilirim. O zamanki eylemcilerin içerisinde eylem pratiği olanlar daha fazlaydı. polise karşılık verilmiyordu ama barikat kurulup geçmeleri engelleniyordu. ntv canlı yayın aracı yan yatırılıp barikata dahil ediliyordu örneğin. Şu an o seviyelerde değil olaylar. Çünkü şu an bir parti çatısı altında ilerliyor daha ziyade. O dönem insanlar sahaya indiğinde parti marti daha herkes ördek gibi birbirine bakıyordu.
Şimdi meydanlarda gördüğüm gençlerin gözünde korkutucu bir korkusuzluk görüyorum. Çok bıçak sırtı zamanlar. Muhalefet de iktidar da hamlelerini 2 değil 12 kere düşünmeli. çünkü bu enerji bir patlarsa herkes bunun altında kalır.
- thracia
(24.03.25 11:58:47)
1