[]

satılık mumya :)
şimdi haberlerde gördüm adamlar mumya bulmuş satmaya çalışıyor. böyle bişiyi kendi tapulu arazinde buldun diyelim, satmak yerine orayı müzeye bişiye dönüştürsen daha fazla para kazanmaz mısın? en azından uzun yıllar boyunca kazanç garantisi var.
ne bileyim mesela göbekli tepenin arazi sahibi herhalde dünyanın en şanslı adamlarından biri olur böyle bişi varsa eğer, tüm ailesinin geliri garanti altında ziyaretçilerden dolayı.
yada yoksa da böyle bir kanun/düzenleme çıkartsalar daha mantıklı değil mi?
ne bileyim mesela göbekli tepenin arazi sahibi herhalde dünyanın en şanslı adamlarından biri olur böyle bişi varsa eğer, tüm ailesinin geliri garanti altında ziyaretçilerden dolayı.
yada yoksa da böyle bir kanun/düzenleme çıkartsalar daha mantıklı değil mi?

Devlet yedirir mi dostum bunlari sana.
Yasaya gore Turkiyedeki tum tarihi eserler devlete ait. Ozel mumkunde bulunmasi farketmez devlete teslim etmek zorundasin. Etmezsen suc. Teslim edersen de devlet odul veriyor. Bulunan tarihi eserin niteligine gore %10 dan %40 a kadar odul alirsin.
Bu yuzden millet bahcesinde gomu falan buldugunda devlete vermeyip el altindan satmaya calisiyor.
Yasaya gore Turkiyedeki tum tarihi eserler devlete ait. Ozel mumkunde bulunmasi farketmez devlete teslim etmek zorundasin. Etmezsen suc. Teslim edersen de devlet odul veriyor. Bulunan tarihi eserin niteligine gore %10 dan %40 a kadar odul alirsin.
Bu yuzden millet bahcesinde gomu falan buldugunda devlete vermeyip el altindan satmaya calisiyor.
- nuevo
(12.03.25 13:42:47)

Kültür varlıklarının korunması hassas bir konu. Arkeolojik kazılar oldukça maliyetli, arkeolojik kazılarda ele geçen materyalin çalışılması, depolanması süreçleri tamamen nitelikli iş gücüne bağımlı ve multidisipliner çalışma gerektiren konular.
Bireysel yatırımla üstesinden gelinebilecek bir iş değil. Bahçesinde arkeolojik materyal çıkan herhangi birinin arkeoloji, antropoloji, nükleer fizik (absolut tarihlendirme yöntemlerinin kullanılması için) yerine göre biyoloji, epigrafi ve açığa çıkan materyalin durumuna göre çok daha kompleks bir gruba istihdam sağlaması ve tüm sürece kaynak ayırması mümkün olmaz. İşin müzecilik tarafı ayrı bir bütün. Eserlerin konservasyonu, tasnifi, teşhiriyle ilgili gereklilikler çok çeşitli. Bunlar işin sadece bilimsel kısmı. Hukuki ve bürokratik konular apayrı bir sıkıntı.
Özelleşme daha büyük ölçekli şirketlerle sağlanabilir ancak konu özel sektörün çalışma geleneğinden çok farklı dinamiklere sahip. En başta şirketin gelirini ne oluşturacak? Müze gelirleri. E peki gelirinin ezici bir kısmını gişeden sağlayan özel şirket esas önemli olan bilimsel yükü ne kadar sağlıklı şekilde üstlenecek?
Arkeoloji müzeleri sadece eserlerin gezilip görüldüğü yerler değil aslında. Arkaplanda bir idari birim olarak çalışıyorlar. Bu müzeler üniversitelerin yürüttüğü kazılarda bakanlığı temsilen yer alıyor, koruma kurullarında üyeler bulunduruyor, bölgede gerçekleşen kaçak kazıları tespit etme ve gerekli hallerde acil kurtarma kazıları yürütme ve daha fazla pekçok işlevleri var.
Durum biraz karışık yani. Demek istediğim, müzeler antikacı dükkanı gibi çalışmıyorlar.
Bireysel yatırımla üstesinden gelinebilecek bir iş değil. Bahçesinde arkeolojik materyal çıkan herhangi birinin arkeoloji, antropoloji, nükleer fizik (absolut tarihlendirme yöntemlerinin kullanılması için) yerine göre biyoloji, epigrafi ve açığa çıkan materyalin durumuna göre çok daha kompleks bir gruba istihdam sağlaması ve tüm sürece kaynak ayırması mümkün olmaz. İşin müzecilik tarafı ayrı bir bütün. Eserlerin konservasyonu, tasnifi, teşhiriyle ilgili gereklilikler çok çeşitli. Bunlar işin sadece bilimsel kısmı. Hukuki ve bürokratik konular apayrı bir sıkıntı.
Özelleşme daha büyük ölçekli şirketlerle sağlanabilir ancak konu özel sektörün çalışma geleneğinden çok farklı dinamiklere sahip. En başta şirketin gelirini ne oluşturacak? Müze gelirleri. E peki gelirinin ezici bir kısmını gişeden sağlayan özel şirket esas önemli olan bilimsel yükü ne kadar sağlıklı şekilde üstlenecek?
Arkeoloji müzeleri sadece eserlerin gezilip görüldüğü yerler değil aslında. Arkaplanda bir idari birim olarak çalışıyorlar. Bu müzeler üniversitelerin yürüttüğü kazılarda bakanlığı temsilen yer alıyor, koruma kurullarında üyeler bulunduruyor, bölgede gerçekleşen kaçak kazıları tespit etme ve gerekli hallerde acil kurtarma kazıları yürütme ve daha fazla pekçok işlevleri var.
Durum biraz karışık yani. Demek istediğim, müzeler antikacı dükkanı gibi çalışmıyorlar.
- akhenaten
(12.03.25 13:53:42 ~ 13:59:59)

devlet kendi tarlana kuyu açıp çıkardığın suya sayaç takıyor :)
- parka
(12.03.25 13:58:28)

Hukuken tapunuz varsa toprak sizindir.
Fakaat sadece toprağın üstü size ait. Toprağın altı sizin değil, devletin malıdır.
Gömülü birşey bulunca sizin olmaz. Toprağın altı devlete ait olduğu için, devlete ait bir metayı çalmış olursunuz.
Diğer devletlerde de böyle.
Fakaat sadece toprağın üstü size ait. Toprağın altı sizin değil, devletin malıdır.
Gömülü birşey bulunca sizin olmaz. Toprağın altı devlete ait olduğu için, devlete ait bir metayı çalmış olursunuz.
Diğer devletlerde de böyle.
- alfired
(12.03.25 15:11:20)

çıkartılan şeyler çanak çömlek gibi taşınabilir bir şey ise evet de göbekli tepe, bilmem kimin mezarı gibi taşınamaz bir şey ise?
o zaman gitti arazi :) ne üstünü ne altını kullanamaz oluyor insanlar, bu durumda da neden çıkanı satıp üstünü de kapatıp işine gücüne bakmasın ki.
o zaman gitti arazi :) ne üstünü ne altını kullanamaz oluyor insanlar, bu durumda da neden çıkanı satıp üstünü de kapatıp işine gücüne bakmasın ki.
- selam
(12.03.25 15:20:45)

tarihi eserin seviyesine gore degisir.
Milletten duymussundur burasi sit alani kazi yapilamiyor diye.
Devlet orayi sit alani ilan edip size birakabilir. Bu sit alanlarinin dereceleri var 1-2-3 seklinde. 1. derece sit alaniysa yapilasma yasak oraya ama daha dusukse varolan yapilara izin verip yeni yapilasmayi yasaklayabilir.
Ama mesela evinin altinda efes antik kenti cikarsa bu durumda arazi kamulastirilir. Devlet coker yani araziye. Sana da belirledigi rayic bedel kadar odeme yapar.
Milletten duymussundur burasi sit alani kazi yapilamiyor diye.
Devlet orayi sit alani ilan edip size birakabilir. Bu sit alanlarinin dereceleri var 1-2-3 seklinde. 1. derece sit alaniysa yapilasma yasak oraya ama daha dusukse varolan yapilara izin verip yeni yapilasmayi yasaklayabilir.
Ama mesela evinin altinda efes antik kenti cikarsa bu durumda arazi kamulastirilir. Devlet coker yani araziye. Sana da belirledigi rayic bedel kadar odeme yapar.
- nuevo
(12.03.25 15:44:41)

@selam
Kültür varlıklarının satışı yasak, devlet bir ikramiye veya ödül de vermiyor aslında. Ödül konusu define statüsüne giren şeyler için geçerli, bunlar da son altı padişah dönemine ait nakit veya nakte çevrilmesi kolay olan maddi varlıklar için geçerli (sikkeler, mücevherler vs.) define tanımı için bkz. Define arama yönetmeliği madde 4-b
Aynı durum sadece kültür varlıkları için değil her türlü yeraltı zenginliği için geçerli. Arazinizden petrol bulursanız bunu istediğiniz gibi satamazsınız. Petrolün ya da diğer emtianın işlenmesi ve satışıyla ilgili hem çevre koruma tedbirleri anlamında düzenlemeler hem de uluslararası anlaşmalar var, arazi sizin ama olay beynelmilel.
Kültür varlığı özeline dönersek iyi niyetle "kaybolup gitmesinden daha mı iyi" diye düşünebilirsiniz ama bu yasalarla korunan şey eserlerin arkeolojik okunurluğu ve tarihsel değeri. Sistemli arkeolojik kazı yapılmadan çıkarılan eserlerin verebileceği tüm tarihsel veri silinmiş oluyor zaten. Ona bakıp "aa güzelmiş" demekten başka bir şey yapamıyorsunuz. Haliyle zarar zaten verilmiş oluyor kaçak kazı sonucu eser kontekstinden koparılınca.
Bu anlamda arazi sahibinin eserin üstünü kapatıp yokmuş gibi davranması zaten bildirmesi ihtimalinin dışında en iyi sonuç. Böylece arkeolojik kontekst daha onbinlerce yıl korunabiliyor.
Satmaksa suç çünkü tarihsel veriyi silmiş oluyorsunuz. O eseri toprak altından çıkarmak hiçbir açıdan veriyi kurtarmıyor. Bu konu çok yanlış anlaşılıyor. Siz cinayet silahını cinayet mahalinden alıp, alın işinize yarar diye polise götürürseniz bütün kriminal incelemenin içinden geçmiş olursunuz.
Kültür varlıklarının satışı yasak, devlet bir ikramiye veya ödül de vermiyor aslında. Ödül konusu define statüsüne giren şeyler için geçerli, bunlar da son altı padişah dönemine ait nakit veya nakte çevrilmesi kolay olan maddi varlıklar için geçerli (sikkeler, mücevherler vs.) define tanımı için bkz. Define arama yönetmeliği madde 4-b
Aynı durum sadece kültür varlıkları için değil her türlü yeraltı zenginliği için geçerli. Arazinizden petrol bulursanız bunu istediğiniz gibi satamazsınız. Petrolün ya da diğer emtianın işlenmesi ve satışıyla ilgili hem çevre koruma tedbirleri anlamında düzenlemeler hem de uluslararası anlaşmalar var, arazi sizin ama olay beynelmilel.
Kültür varlığı özeline dönersek iyi niyetle "kaybolup gitmesinden daha mı iyi" diye düşünebilirsiniz ama bu yasalarla korunan şey eserlerin arkeolojik okunurluğu ve tarihsel değeri. Sistemli arkeolojik kazı yapılmadan çıkarılan eserlerin verebileceği tüm tarihsel veri silinmiş oluyor zaten. Ona bakıp "aa güzelmiş" demekten başka bir şey yapamıyorsunuz. Haliyle zarar zaten verilmiş oluyor kaçak kazı sonucu eser kontekstinden koparılınca.
Bu anlamda arazi sahibinin eserin üstünü kapatıp yokmuş gibi davranması zaten bildirmesi ihtimalinin dışında en iyi sonuç. Böylece arkeolojik kontekst daha onbinlerce yıl korunabiliyor.
Satmaksa suç çünkü tarihsel veriyi silmiş oluyorsunuz. O eseri toprak altından çıkarmak hiçbir açıdan veriyi kurtarmıyor. Bu konu çok yanlış anlaşılıyor. Siz cinayet silahını cinayet mahalinden alıp, alın işinize yarar diye polise götürürseniz bütün kriminal incelemenin içinden geçmiş olursunuz.
- akhenaten
(12.03.25 16:08:12 ~ 16:18:06)

merhaba. uzun açıklamaları okumayan üşeneneler için konuyla alakalı uygulamalı bir örnek;
www.sozcu.com.tr
www.sozcu.com.tr
- libertine
(12.03.25 16:30:52)
1