[]

İş veren mi haklı çalışan mı
Yapılan iş önemli değil, mesela kuaför diyelim.
Kuaför olmak isteyen bu kişi kendi kendini geliştiriyor, temel seviyeye gelince işi bir ustanın yanında öğrenmek için bir dükkan buluyor.
Bulduğu dükkandaki ustanın asistanı günlük paraya çalışıyordu ve o da işi öğrenmeye çabalıyordu, olmadı ve ayrıldı.
Yeni gelen kişi ise para almadan orada çalışmaya başladı. Dükkanın sahibi ona işi öğretiyordu ama para vermiyordu.
Haftanın 4-5 günü orada çalışan bu işçi kendini geliştirdi ve bulduğu müşterileri oraya getirmeye başladı.
Fakat çırak olduğu için piyasanın yarısından da ucuza iş yapıyordu.
4-5 ay sonra dükkan sahibi onun yaptığı işin parasının yarısını almaya başladı. Aynı zamanda dükkan sahibi de ara sıra ona kendi müşterilerini verdi.
Fakat paranın yarısını dükkana bıraktığı için bir süre sonra geçim sorunu yaşadı. Bu yüzden aynı zamanda evinde de bu işi ucuza yapmaya başladı.
İşveren; ona işi öğrettiğini, eleman yetiştirdiğini, yer sağladığını söylüyor ve kendisini haklı görüyor.
Çalışan ise; hem dükkanın işlerini yaptığını, aynı zamanda bunun için para almadığını, üstüne üstlük yaptığı işin yarısını dükkana bıraktığını söylüyor.
Ben dışarıdan bir gözle elbette işçinin haklı olduğunu düşünüyorum ama bir de size sormak istedim.
Kuaför olmak isteyen bu kişi kendi kendini geliştiriyor, temel seviyeye gelince işi bir ustanın yanında öğrenmek için bir dükkan buluyor.
Bulduğu dükkandaki ustanın asistanı günlük paraya çalışıyordu ve o da işi öğrenmeye çabalıyordu, olmadı ve ayrıldı.
Yeni gelen kişi ise para almadan orada çalışmaya başladı. Dükkanın sahibi ona işi öğretiyordu ama para vermiyordu.
Haftanın 4-5 günü orada çalışan bu işçi kendini geliştirdi ve bulduğu müşterileri oraya getirmeye başladı.
Fakat çırak olduğu için piyasanın yarısından da ucuza iş yapıyordu.
4-5 ay sonra dükkan sahibi onun yaptığı işin parasının yarısını almaya başladı. Aynı zamanda dükkan sahibi de ara sıra ona kendi müşterilerini verdi.
Fakat paranın yarısını dükkana bıraktığı için bir süre sonra geçim sorunu yaşadı. Bu yüzden aynı zamanda evinde de bu işi ucuza yapmaya başladı.
İşveren; ona işi öğrettiğini, eleman yetiştirdiğini, yer sağladığını söylüyor ve kendisini haklı görüyor.
Çalışan ise; hem dükkanın işlerini yaptığını, aynı zamanda bunun için para almadığını, üstüne üstlük yaptığı işin yarısını dükkana bıraktığını söylüyor.
Ben dışarıdan bir gözle elbette işçinin haklı olduğunu düşünüyorum ama bir de size sormak istedim.

Türkiyede işler bu şekilde yürüyor maalesef.
Adamın artık çıraklıgı kalmamış kendi başına da işi götürebilecek seviyede.
İşe ortaklık teklif etsin. Gelir de gider de 2ye bölüşülsün.
Karşı taraf kabul etmesse tam karşısına kendi işini kursun. Kendi çalışıp kendi yesin
Adamın artık çıraklıgı kalmamış kendi başına da işi götürebilecek seviyede.
İşe ortaklık teklif etsin. Gelir de gider de 2ye bölüşülsün.
Karşı taraf kabul etmesse tam karşısına kendi işini kursun. Kendi çalışıp kendi yesin
- limonlu eksi
(30.01.25 12:48:15)

Dükkanın sahibi benim arkadaş. O, işte yeni olmadığı için çevresi geniş, müşterisi var. Ama diğer işçi arkadaşın o kadar çevresi yok.
- a man alone
(30.01.25 12:51:18)

Tout travail mérite salaire. Old testamentta yaziyor "the labourer deserves their wages" diye.
Dükkan sahibi haksız. Hiçbir zaman da haklı olamayacak.
Dükkan sahibi haksız. Hiçbir zaman da haklı olamayacak.
- logisticsmanager
(30.01.25 13:13:45)

tabi ki işveren haksız. işveren iş öğretti diye ölene kadar kölesi yapmak istiyor çalışanı. gören de bedava iş öğretti sanacak, iş öğretirken çalıştırdı aynı zamanda.
ayrıca iş öğretiyorum diye bedavaya çalıştırmış. zaten bu başlı başına haksızlık ve kölelik.
ayrıca hangi çalışan olursa olsun bir yerde çalısırken zaten kendisini geliştirir. işin tabiatı bu. kendini geliştiriyor diye bedavaya çalıştırmak hak yemektir.
inşaat amelesi inşaatta çalısırken kendisini geliştirir, mühendis çalısırken kendisini geliştirir, futbolcu oynarken kendisini geliştirir, yönetici de yöneticilik yaparken kendisini geliştirir, öğretmen öğretmenlik yaparken kendisini geliştirir. o zaman kimse maaş almasın, bedava çalışıp kendisini geliştirsin.
ayrıca iş öğretiyorum diye bedavaya çalıştırmış. zaten bu başlı başına haksızlık ve kölelik.
ayrıca hangi çalışan olursa olsun bir yerde çalısırken zaten kendisini geliştirir. işin tabiatı bu. kendini geliştiriyor diye bedavaya çalıştırmak hak yemektir.
inşaat amelesi inşaatta çalısırken kendisini geliştirir, mühendis çalısırken kendisini geliştirir, futbolcu oynarken kendisini geliştirir, yönetici de yöneticilik yaparken kendisini geliştirir, öğretmen öğretmenlik yaparken kendisini geliştirir. o zaman kimse maaş almasın, bedava çalışıp kendisini geliştirsin.
- abelardo
(30.01.25 13:14:22)

Ne olursa olsun parasini vermek zorunda o zaman tek calissin ne kafası bu
- Zetnikov
(30.01.25 14:28:18)

ustalık-çıraklık ilişkisi hep böyle yürür. ayrıca ortada bir işveren-işçi ilişkisi zaten yok. maaş yok, sgk yok üstüne üstlük bir de kazandığının yarısını almış.
- duyulmasi gerektigi kadar
(30.01.25 16:39:28)

Çırak ücretsiz çalışıyorken, piyasanın yarısında ücret almaya mı başladı? Arada onu kaçırdım sanırım. Sonra da dükkan sahibi o yarının da mı yarısını almaya başladı? Herkes anladı da ben mi kaçırdım o kısmı? Yoksa herkes para vermedi kısmından sonra atlayıp sonuca mı geçti?
Çırak, iş öğrenmek için para almadan yanında çalışıp bir şeyler öğrenmek istediyse ve işveren de ihtiyacı olmadığı için ya da ihtiyacı olsa da maddi sebepler gereği düşünmediği halde iş öğretmek karşılığında yardımcı olarak aldıysa bu noktada işverene yönelik ücret ödememe konusu haksız bir yüklenme. Konunun devamında çırak kendi yan gelirini oluştururken bulduğu müşterileri çalıştığı dükkandan yönlendiriyor ya da çalıştığı dükkanın adına (ya da çırağın orada çalışmasına) güvenerek gelenleri müşteri olarak kabul ediyorsa bu durumda da çırağın elde ettiği yan gelirinde aslında işverenin hakkından söz edilebilir. Bu paragraftaki şartlar dışındaki diğeri her olasılıkta ise işçi/çırak haklı.
Çırak, iş öğrenmek için para almadan yanında çalışıp bir şeyler öğrenmek istediyse ve işveren de ihtiyacı olmadığı için ya da ihtiyacı olsa da maddi sebepler gereği düşünmediği halde iş öğretmek karşılığında yardımcı olarak aldıysa bu noktada işverene yönelik ücret ödememe konusu haksız bir yüklenme. Konunun devamında çırak kendi yan gelirini oluştururken bulduğu müşterileri çalıştığı dükkandan yönlendiriyor ya da çalıştığı dükkanın adına (ya da çırağın orada çalışmasına) güvenerek gelenleri müşteri olarak kabul ediyorsa bu durumda da çırağın elde ettiği yan gelirinde aslında işverenin hakkından söz edilebilir. Bu paragraftaki şartlar dışındaki diğeri her olasılıkta ise işçi/çırak haklı.
- nawar
(30.01.25 17:07:34)

@nawar evet, çırak piyasanın yarısına iş yaparken arkadaş o paranın da yarısını alıyor. Mekanı kullandığı için.
- a man alone
(30.01.25 17:53:03)
1