Çok düşük puanlar almış. Bu düşük puanların sebebi gerçekten kötü bir film olması mı yoksa içeriği mi?
OST Enigma'danmış hem.
OST Enigma'danmış hem.
Bende bir tane soğuk buhar özelliği olan bir vantilatör var, UFO'nun. Sürekli içimdeki hınzır çocuk ortaya çıkıp beni "içine kolonya koysak ne olur acep?" sorusuyla taciz ediyor. Ne olur hakikaten? Patlar mı, karadelik açılıp dünyayı içine çeker mi?
Böyle bir şey ben kendimi bildim bileli. Gerçekten öyle mi?
Cevap veren arkadaşların bilgisi "ezan kulağa güzel geliyor bence"den ileri olursa iyi olur çünkü benim bilgim de ancak o seviyede.
Cevap veren arkadaşların bilgisi "ezan kulağa güzel geliyor bence"den ileri olursa iyi olur çünkü benim bilgim de ancak o seviyede.
Şarlatan sacopanın ot işi ne oldu diye tavitırına bakayım dedim de insanlarla tutuştuğu muhabbeti gördüm. Vatandaş kertenkele öldürmenin sevap olduğunu savunuyor. Ciddi mi bu insanlar?
Arkadaşlar bu "litre", "metre" gibi ölçülerin hem sembolik hem referans olarak duran ve saklanan şeysileri var ya hani. Şu an tam hatırlayamadım ama, anlatabildim galiba. Neyse, zaman diliminin referansı olarak ne kullanıyorlar? Örneğin programlanmış ve hiç sapmamasına dikkat edilerek sürekli kontrol edilen bir alet mi var?
Edit: Evet de ben tutulanı da merak ediyorum. Mesela adamlar litrenin sembolü olarak bir cisim tutuyorlardı özel bir mahzende. Bir kilo da öyle mesela.
Edit: Evet de ben tutulanı da merak ediyorum. Mesela adamlar litrenin sembolü olarak bir cisim tutuyorlardı özel bir mahzende. Bir kilo da öyle mesela.
eksisozluk.com
Şöyle bir şeye denk geldim de, arkadaşın dediğine göre ışık hızına çok yaklaşmış olan tanecik 32.000 ışık yılı uzaklığı 3.2 saniyede alabiliyormuş. Benim bildiğim kadarıyla ışık yılı uzaklığı ışığın bir yılda aldığı uzaklıktı. Yani ışığın boşluktaki hızından daha küçük bir hıza sahip olan parçacığın 32.000 ışık yılı uzaklığı 32.000 yıldan daha uzun sürede alması gerekmez mi? Yanlış mı biliyorum?
Şöyle bir şeye denk geldim de, arkadaşın dediğine göre ışık hızına çok yaklaşmış olan tanecik 32.000 ışık yılı uzaklığı 3.2 saniyede alabiliyormuş. Benim bildiğim kadarıyla ışık yılı uzaklığı ışığın bir yılda aldığı uzaklıktı. Yani ışığın boşluktaki hızından daha küçük bir hıza sahip olan parçacığın 32.000 ışık yılı uzaklığı 32.000 yıldan daha uzun sürede alması gerekmez mi? Yanlış mı biliyorum?
Bir dönem Japonca aldım kredisiz. Seneye Fransızca almaya başlamak istiyorum, bir yandan da Japoncaya devam etmek niyetindeyim. Bana sorarsanız ben hiçbir problem çıkmayacak gibi hissediyorum çünkü iki dil birbirleriyle çok alakasız ve öğrenme sırasında hiçbir karmaşa olmuyor anladığım/gözlemlediğim kadarıyla.
Sizce sıkıntı olur mu?
Sizce sıkıntı olur mu?
Şimdi arkadaşlar, spektrumda görünür ışık çok küçük bir bölge, biz de de 3 tane renk algılayıcı sinirler var bildiğim kadarıyla. Bunlar ya "con" idi ya da diğeriydi tam hatırlayamıyorum. Şimdi birkaç soru soracağım.
3 tane renk sinirimizin olması 3 tane ana renk görüyor olabilmemizle doğrudan bağlantılı mı?
12 tane renk algılayıcısı olan bir "karides" (shrimp karidesti değil mi?) türü varmış. Bu vatandaşın görebildiği ışık aralığı spektrumda daha büyük yer mi kaplıyor?
Eğer öyleyse bu 12 tane ana renk görebiliyor olduğu anlamına mı geliyor?
Yoksa bu renk algılayıcılar ana renkle alakasız olup sadece daha detaylı görüş mü sağlıyor? Mesela o karides türü bizim zaten gördüğümüz renkleri 12 ayrı algılayıcıyla gördüğü için daha mı seçici gözlere sahip? Bunu neden soruyorum, çünkü daha önce okuduğum bir araştırmada bir Afrika kabilesinin üyelerinin bize mavi gibi görünebilecek bir tonu yeşilden ayıramadığını ve bizim yeşilden ayıramadığımız, yeşille arasında minnacık bir ton farkı olan bir rengi çok rahatlıkla ayırt edebildiğini öğrendim. Ama bunun sebebinin salt genetik mi yoksa işin içinde linguistik elementlerin de mi olduğu bilinmiyordu.
Yani demek istediğim, bu hayvan bizim göremediğimiz renkleri mi görüyor (vardır ya klişe, "hiç görmediğin bir renk hayal et" diye) yoksa bu hayvan bizim zaten gördüğümüz renkleri daha mı iyi seçiyor?
Edit: Karidesin adı "Mantis Shrimp" imiş:
upload.wikimedia.org
upload.wikimedia.org
Şu da vikipedi sayfası: en.wikipedia.org
3 tane renk sinirimizin olması 3 tane ana renk görüyor olabilmemizle doğrudan bağlantılı mı?
12 tane renk algılayıcısı olan bir "karides" (shrimp karidesti değil mi?) türü varmış. Bu vatandaşın görebildiği ışık aralığı spektrumda daha büyük yer mi kaplıyor?
Eğer öyleyse bu 12 tane ana renk görebiliyor olduğu anlamına mı geliyor?
Yoksa bu renk algılayıcılar ana renkle alakasız olup sadece daha detaylı görüş mü sağlıyor? Mesela o karides türü bizim zaten gördüğümüz renkleri 12 ayrı algılayıcıyla gördüğü için daha mı seçici gözlere sahip? Bunu neden soruyorum, çünkü daha önce okuduğum bir araştırmada bir Afrika kabilesinin üyelerinin bize mavi gibi görünebilecek bir tonu yeşilden ayıramadığını ve bizim yeşilden ayıramadığımız, yeşille arasında minnacık bir ton farkı olan bir rengi çok rahatlıkla ayırt edebildiğini öğrendim. Ama bunun sebebinin salt genetik mi yoksa işin içinde linguistik elementlerin de mi olduğu bilinmiyordu.
Yani demek istediğim, bu hayvan bizim göremediğimiz renkleri mi görüyor (vardır ya klişe, "hiç görmediğin bir renk hayal et" diye) yoksa bu hayvan bizim zaten gördüğümüz renkleri daha mı iyi seçiyor?
Edit: Karidesin adı "Mantis Shrimp" imiş:
upload.wikimedia.org

upload.wikimedia.org

Şu da vikipedi sayfası: en.wikipedia.org
Örneğin saat akşam 8 civarı atılmış bir taviti 9 am diye gösteriyor. Bilgisayar saatimde sıkıntı yok, hiçbir yerde böyle bir şey yaşamıyorum. Hesabım neyin yok, masum stalkırlığımın kalitesini düşürüyor :(
Diyolmuşuz burada o yüzden heykırlamışlar bizi, siz ne düşünüyorsunuz bu konuda mübarek kardeşlerim? Bu, peygambere dil uzatılan pislik yuvasını bizim iyiliğimiz için heykırlayan mü'min kardeşlerimiz hakkında? :(
Para vermeden nasıl olur? Devletin dil sınavı parasız mı? Yok mu ucuz/beleş yöntemi bunun, yok mu ucuz/beleş yöntemi güvenilir bir dil seviyesi belgesi almanın? Toefl 250 dolar mıydı neydi :/
Bunlar hediyelik dükkanlarında filan satılıyordu yurtdışında. Gümrükten geçirmek kesinlikle yasak, değil mi? Geçirmenin yasak olmadığı ülkeler mi var da hediyelik olarak satıyorlar bunları? Yoksa orada yaşayanlar alıyor ya da turistler otelde kullanmak için alıyor da adı mı hediyelik?
Abi ülker golf'ün coco star temalı dondurması vardı, hatta adı aynı bile olabilir. Coco star gibi hindistan cevizi filan vardı içinde. 10 yıl önce yedim 1 kez, aşık oldum; bir daha da göremedim. Ne zaman golf dolabı görsem bakıyorum ama yok! Yok mu gören bilen?
Tamamen birinci oyunla alakalı, değil mi? İzleyip spoylır yemeyelim :/
Bu grubun bu tatta başka hangi şarkıları var? Diğer parçalarını da dinliyorum da bu çok farklı bir havada, çok ayrı bir seviyede gibi geliyor bana.
Yutub davnlodırla bir şarkı indirdim geçen. Bilirsiniz, o önce vidyo olarak indiriyor, sonra isterseniz müzik dosyasına çeviriyor. Neyse, indirdiğim dosya 9 mb idi. Bunu çevirdikten sonra 10 mb'a çıktı. Nasıl böyle bir şey oluyor? Sesini filan da artırmadım çevirme sırasında.
Belki hatırlayan olur, ilginç bir tercih dönemi sonucu Bilkent İşletme'yi ODTÜ Makine'ye tercih etmiştim. Neyse, ilk sınıf çok iyi bir ortalamayla bitti ancak ben bütün yıl iktisat bölümüne geçip geçmemeyi düşünerek çıldıracak hâle geldim. Öyle ki bu kararı çoğu zaman erteledim. İktisat giriş derslerini rahat geçtim, derslere ilgiliydim ve bunu da fazlasıyla belli ediyordum. İki dönemde de hocalarım beni iktisat bölümüne davet etti, hatta bölüm başkanı epey ısrarcıydı bu konuda. Zaten her yıl böyle işletmeden öğrenci devşiriyormuş gözüne kestirdikçe. Ben bu yıl içerisinde belki on kez karar değiştirmişimdir. En son bölüm başkanıyla yaptığım konuşma sonucu beni anladığına karar kılıp iktisata geçmeye kesin karar vermiştim, bu sefer babam sorun çıkardı. Saçma sapan yerlere getirdi, bir ton olay çıkardı adam. Kendi akıl aldığı ve benim de tanıdığım, iyi yerlerdeki yönetici insanların hepsi işletmede kalmamın ve orada sivrilmemin daha değerli olduğu görüşünde ama ben işletme bölümünde tatmin olamıyorum.
Dikey geçiş için son başvuru tarihi 19 temmuz. Eğer geçiş yaparsam not ortalamam siliniyor ve sanırım fazladan 2 ya da 3 ders almam gerekiyor. Eğer işletmede kalırsam iktisat veya felsefe (çok alakasız bir bölüm de olabilir gerçi)den yandal yapmayı düşünüyorum. Bunun yanında mezun olana kadar bir enstrüman (zaten birkaç ay eğitimini alıp sınav nedeniyle bıraktığım çello) ve bir dil (fransızca) dersi almak istiyorum. Bir de kredisiz aldığım japonca var ama idare ederim diye düşünüyorum. Yani şöyle, işletmede kalırsam yaz okulunda üstten ders alıp açtığım boşluğa bunları sığdıracağım ya da sığdırmaya çalışacağım. İktisatta kalırsam ortalamam silinecek, erasmus gecikecek (iyi öğrenci olduğum için o ortalamayı sayabilecekleri gibi ilginç bir varsayımda bulundu öğrenci işlerindeki vatandaş). İşletme'de kalırsam büyük ihtimalle rahatlıkla Amsterdam'a erasmusa gideceğim.
Neyse işte, böyle ihtimaller var. Ne dersiniz?
Dikey geçiş için son başvuru tarihi 19 temmuz. Eğer geçiş yaparsam not ortalamam siliniyor ve sanırım fazladan 2 ya da 3 ders almam gerekiyor. Eğer işletmede kalırsam iktisat veya felsefe (çok alakasız bir bölüm de olabilir gerçi)den yandal yapmayı düşünüyorum. Bunun yanında mezun olana kadar bir enstrüman (zaten birkaç ay eğitimini alıp sınav nedeniyle bıraktığım çello) ve bir dil (fransızca) dersi almak istiyorum. Bir de kredisiz aldığım japonca var ama idare ederim diye düşünüyorum. Yani şöyle, işletmede kalırsam yaz okulunda üstten ders alıp açtığım boşluğa bunları sığdıracağım ya da sığdırmaya çalışacağım. İktisatta kalırsam ortalamam silinecek, erasmus gecikecek (iyi öğrenci olduğum için o ortalamayı sayabilecekleri gibi ilginç bir varsayımda bulundu öğrenci işlerindeki vatandaş). İşletme'de kalırsam büyük ihtimalle rahatlıkla Amsterdam'a erasmusa gideceğim.
Neyse işte, böyle ihtimaller var. Ne dersiniz?
Anlamadım gitti. Ben babası ölsün diye hatırlıyordum gerçi.
Edit: Orada neneden bahsetmemiş ki :/ Neneyi niye kimse umursamıyor?
Edit: Orada neneden bahsetmemiş ki :/ Neneyi niye kimse umursamıyor?
1. sezon 2. bölüm yerine yanlışlıkla 6. sezon 2. bölüm açmışım dizimag'in müthiş tasarımı sağolsun. İlk 10 dakikayı izledikten sonra fark ettim. Tabii [SPOYLIR] bizim pısırık avukatın da hala dizide olduğunu öğrendim, hatta bu ilk bölümlerde bunu kandırıp odasına alan, "malımsım" diyen vatandaş da bundan hafiften tırsıyordu. Bizim pısırık avukat vip bir şahsiyetin hayatını kurtardı diye şartlı tahliye alma olasılığı artmıştı hatta.
Çok mu ağır spoylır yemişim?
Çok mu ağır spoylır yemişim?
Birinin şeysiydi ama neysiydi yahu.
Hani birini yıllardır görmediniz diyelim, onun şeysini bilmezsiniz. Böyle anlık durum gibi bir şey, birinin "whereabout"u gibi. Ne oldu, başına ne geldi, şimdi nerede olduğuyla alakalı bir şey. Böyle hepisini kapsayan bir kelimeydi.
Edit: "Akıbet"ti tamam.
Hani birini yıllardır görmediniz diyelim, onun şeysini bilmezsiniz. Böyle anlık durum gibi bir şey, birinin "whereabout"u gibi. Ne oldu, başına ne geldi, şimdi nerede olduğuyla alakalı bir şey. Böyle hepisini kapsayan bir kelimeydi.
Edit: "Akıbet"ti tamam.
www.youtube.com/watch?v=WuPCaEy9JDQ
prognotfrog.blogspot.com
Ekşide Kadıköy Anadolu Lisesi'nde kurulmuş bir grup olduğunu söylüyor. Öyle mi hakikaten?
prognotfrog.blogspot.com
Ekşide Kadıköy Anadolu Lisesi'nde kurulmuş bir grup olduğunu söylüyor. Öyle mi hakikaten?
Oblivion, Silent hill gibi oyunları kutulu nereden bulurum Türkiye'de? İkinci el olmasın istiyorum. Anlamıyorum, saçma sapan oyunların bile dağıtımı durmamışken bu oyunları hiçbir dağıtım firmasının satmaması çok ilginç.
Sanki 2 yıl civarı bir süre önce böyle bir açıklama yapmıştı. Daha doğrusu "sanki" değil, direk açıklamıştı yahu. Şimdi vizyonda filmi var. Nasıl iş anlamadım.
Edit: Gerçi film 2012 yapımıymış. Belki de onun çekimleri bitince bırakmıştır. www.imdb.com
Ama imdbde 2013 yapımı bir filmi daha var.
Edit: Gerçi film 2012 yapımıymış. Belki de onun çekimleri bitince bırakmıştır. www.imdb.com
Ama imdbde 2013 yapımı bir filmi daha var.
Ellerim! Gitti narin ellerim! 30 kilo mal taşıdım marketten eve, tasarım harikası naylon poşetler öyle bir ...ti ki elimi hala sızlıyor kesik gibi. Krem sürdüm fayda yok. Geçiremez miyim bu ağrıyı?
Farkında olmadan masa lambasının altında bırakmışım, kabından çıkarıp elime aldığımda dahi sıcaktı. Bir şey olur mu?
Benim epey bir zamandır aklımda bu olay. Hayır, daha önce kısırlaştırılan bir hayvan beslemedim ama hayvan besledim.
Bir canlının sırf sahibi daha rahat etsin diye kısırlaştırılması nasıl bu kadar normal görünüyor, nasıl çekici bir çözüm olarak algılanıyor aklım almıyor benim. Bana çok hasta fikirli bir hareket gibi geliyor. Elbette yapanların art niyetli olduğunu söylemiyorum, alınanlar olacaktır ama ben cidden bu işin nasıl bu kadar normal ve olası karşılandığını anlayamıyorum. Madem "normal" hayvana bakamıyorlar, almasınlar arkadaşım. Kısırlaştırmak nedir? Dediğim gibi daha önce böyle bir olayı seçenek olarak önüme sunacak bir hayvan beslemediğimden elbette şartları bilemem ama yine de bana çok uç ve çok canice geliyor bu iş.
Bir canlının sırf sahibi daha rahat etsin diye kısırlaştırılması nasıl bu kadar normal görünüyor, nasıl çekici bir çözüm olarak algılanıyor aklım almıyor benim. Bana çok hasta fikirli bir hareket gibi geliyor. Elbette yapanların art niyetli olduğunu söylemiyorum, alınanlar olacaktır ama ben cidden bu işin nasıl bu kadar normal ve olası karşılandığını anlayamıyorum. Madem "normal" hayvana bakamıyorlar, almasınlar arkadaşım. Kısırlaştırmak nedir? Dediğim gibi daha önce böyle bir olayı seçenek olarak önüme sunacak bir hayvan beslemediğimden elbette şartları bilemem ama yine de bana çok uç ve çok canice geliyor bu iş.
Dün gece keşfettiğim bu vidyolara bağlandım kısa sürede. Çette de beni yönlendiren bir dişçi arkadaş vardı, sağolsun çok güzel parçalar buldum. Yönlendirdi beni. Bana yeni bir şeyler önerseniz? Osteotomi ne demek bilmiyorum ama onlar güzel oluyor bak.
Mesela birkaç lefort 1 vidyosu izledim, özellikle üst çeneyi (megzella mı ne) kesip ayırmaları inanılmaz heyecanlı oluyor (youtu.be ).
Lefort 3 ya da lefort iii ameliyatları çok daha ileri dereceymiş ama yutupta bulamadım. Bulunur mu onun vidyoları?
Neyse işte, bana şöyle bol gerilimli diş ameliyatı vidyosu önerin lütfen.
Mesela birkaç lefort 1 vidyosu izledim, özellikle üst çeneyi (megzella mı ne) kesip ayırmaları inanılmaz heyecanlı oluyor (youtu.be ).
Lefort 3 ya da lefort iii ameliyatları çok daha ileri dereceymiş ama yutupta bulamadım. Bulunur mu onun vidyoları?
Neyse işte, bana şöyle bol gerilimli diş ameliyatı vidyosu önerin lütfen.
Arkadaşlar pek çok müzede gördüğüm bir olay vardı, şimdi hatırlayamadım. Bir kadın var, galiba kocasının kellesini elinde tutuyor. Aynı Mikail'in ejderha ile savaşı gibi bu olayın da bir sürü resmi vardı. Heykeli dahi olabilir, hatırlayamadım şimdi.
Nedir bu olay? Hikayesi ne?
Nedir bu olay? Hikayesi ne?
İnternette bazı kaynaklar yatarken diyor, bir yerlerde de yedikten sonra aceleye gerek olmadığını ve biraz beklemenin ağız sağlığı için iyi bile olabildiğini söylemişti. Gerçi gerekçesini hatırlayamıyorum... Neyse. Soru başlıkta. Normalde sadece fırçalama olsa fark etmez bence ama gargara ve/veya diş ipi de kullanmam lazım. Gargara ve diş ipi için ayrı ayrı fark eder mi diye merak ediyorum.
İlk ve son konsolum ps1'di. Onda fifa 2001, tekken 3, nascar thunder 2003 gibi oyunlar oynardım çocukken. Şimdi diyorum ki eve bir konsol alayım. Çünkü bilgisayarda oyun oynamaktan bir nebze bıktım, bilgisayar da epey eskidi. Yeni oyunların bile bazılarını kaldırmasına ve 7-8 yıldır tek bir format bile gerektirmemesine rağmen artık ihtiyarladı.
Neyse işte, konsol fiyatlarına baktım. Galiba bir 700 lira bayılmak gerekiyor. Ps3 iyi göründü gözüme. Tabii ki oyunları orijinal almayı gözüm kesmediği için bu kırdırma denilen olayı yapmak gerek. Sormak istediğim şu: Ne kadara patlar? Her şeyiyle sağlam ve iyi performanslı bir konsol alsam şu anda ve kırdırsam bana kaça patlar? Bilen biriyseniz şöyle güzel bir anlatsanız bana olayı çok sevinirim çünkü hiçbir fikrim yok.
Neyse işte, konsol fiyatlarına baktım. Galiba bir 700 lira bayılmak gerekiyor. Ps3 iyi göründü gözüme. Tabii ki oyunları orijinal almayı gözüm kesmediği için bu kırdırma denilen olayı yapmak gerek. Sormak istediğim şu: Ne kadara patlar? Her şeyiyle sağlam ve iyi performanslı bir konsol alsam şu anda ve kırdırsam bana kaça patlar? Bilen biriyseniz şöyle güzel bir anlatsanız bana olayı çok sevinirim çünkü hiçbir fikrim yok.
Cimciklemiyorlardır herhalde?
Gargara kullanmam gerek bir süre. Gargara yaptıktan yarım saat sonraya kadar zaten bir şey yiyip içmediğimden tadı önemli değil. Ama 3 saat bile geçse bir şey içtiğimde tadı karışıyor.
Hani şu şarap tadanların ya da gurmelerin kullandığı tad sıfırlayıcılar var ya, şimdi adlarını unuttum, bunun için de öyle bir şey var mıdır? Ekmek de böyle bir etkiye sahipti galiba, işe yarar mı ki?
Hani şu şarap tadanların ya da gurmelerin kullandığı tad sıfırlayıcılar var ya, şimdi adlarını unuttum, bunun için de öyle bir şey var mıdır? Ekmek de böyle bir etkiye sahipti galiba, işe yarar mı ki?
Şimdi, kendimi gözlemlediğim kadarıyla şu kısa hayatım boyunca, anlatacağım gibi değişikliklere gittim:
Zihnen tutucu biri olmadığımı düşünüyorum, açık fikirli olmaya çalışıyorum filan işte. Ama mesela yaşam tarzımda değişime gitmeyi pek sevmem, kim sever ki? Normal olan da budur galiba. Neyse, çoğu basit özelliğimi bile değiştirmem uzun süre. Ama en sonunda değiştiğinde çok farklı, bazen tam tersi hale gelir o özellik.
Şimdi bu muhafazakar bir yapım olduğunu mu gösteriyor yoksa radikal mi? Kısa vadeli bakarsak çok kısa zamanda inanılmaz oranda değişebiliyorum ama uzun vadeli bakarsak o özelliğimi çok uzun süreler sabit tutuyorum.
Mesela 5-6 yıl öncesinden bir örnek vereyim. Tek bir kişiyi dinlerdim müzik olarak. Başka kimseyi dinlemezdim. Nevrotiklikti bu, yani takıntı gibi bir şey yapmıştım. Ondan sonra onu bıraktım ve her türden müziği dinler oldum, bu sefer de o tek kişiyi dinlememeye ve nevrotiklik düzeyinde uzak durmaya çalışmaya başladım. Anlatabiliyor muyum? 3-4 yıl tek kişi dinle, 2 hafta içerisinde çok daha farklı zevklere bürün. Bundan bahsediyorum.
Edit: Bu müzik örneği bir çeşit nevrotiklik, ekstrem bir örnek. Tam olarak anlaşılsın diye verdim ama böyle değil elbette her şeyim. Hatta bu sadece bu örneğe özgü. Bir fikir versin diye şeettiydim.
Edit 2: Radikal veya muhafazakar deyince aklınıza sadece politika mı geliyor?
Zihnen tutucu biri olmadığımı düşünüyorum, açık fikirli olmaya çalışıyorum filan işte. Ama mesela yaşam tarzımda değişime gitmeyi pek sevmem, kim sever ki? Normal olan da budur galiba. Neyse, çoğu basit özelliğimi bile değiştirmem uzun süre. Ama en sonunda değiştiğinde çok farklı, bazen tam tersi hale gelir o özellik.
Şimdi bu muhafazakar bir yapım olduğunu mu gösteriyor yoksa radikal mi? Kısa vadeli bakarsak çok kısa zamanda inanılmaz oranda değişebiliyorum ama uzun vadeli bakarsak o özelliğimi çok uzun süreler sabit tutuyorum.
Mesela 5-6 yıl öncesinden bir örnek vereyim. Tek bir kişiyi dinlerdim müzik olarak. Başka kimseyi dinlemezdim. Nevrotiklikti bu, yani takıntı gibi bir şey yapmıştım. Ondan sonra onu bıraktım ve her türden müziği dinler oldum, bu sefer de o tek kişiyi dinlememeye ve nevrotiklik düzeyinde uzak durmaya çalışmaya başladım. Anlatabiliyor muyum? 3-4 yıl tek kişi dinle, 2 hafta içerisinde çok daha farklı zevklere bürün. Bundan bahsediyorum.
Edit: Bu müzik örneği bir çeşit nevrotiklik, ekstrem bir örnek. Tam olarak anlaşılsın diye verdim ama böyle değil elbette her şeyim. Hatta bu sadece bu örneğe özgü. Bir fikir versin diye şeettiydim.
Edit 2: Radikal veya muhafazakar deyince aklınıza sadece politika mı geliyor?
Arkadaşlar 1 yıla yakın, belki de daha uzun süredir -fusetea denen meret çıkalı- bu lokal, küçük marketlerin hiçbiri lipton icetea satmamaya başladı. Niye böyle? Bu boktan malı mı içmek zorundayım ben ays ti diye ya da illa büyük marketlere mi gitmem lazım? Anlayamıyorum yahu, beni aydınlatın lütfen.
Arkadaşlar dişimde apse varmış, 5 gün antibiyotik kullanmam gerek. Benim bugün içmem gereken birkaç bir şey var, içsem sıkıntı olur mu? Mesela alkolü 8-9 gibi alsam da antibiyotiği 11de alsam?
Ankara'da şöyle çeşit çeşit bira bardağı bulacağım bir yer var mı? Daha önce başka yerlerde bira dükkanları görmüştüm. İçlerinde çeşit çeşit bardak ve çeşit çeşit bira oluyordu.
www.youtube.com 
Yolum şu parçaya düştü de acaba bu oyunu oynasam mı diye düşünüyordum. Oynamış olanlar var mı aranızda? Çok mu korku öğesi vardır?

Yolum şu parçaya düştü de acaba bu oyunu oynasam mı diye düşünüyordum. Oynamış olanlar var mı aranızda? Çok mu korku öğesi vardır?
"a wannabe gangster" mı yoksa "a gangster wannabe" mi?
"A wannabe gangster" deyince kulağa normal geliyor ama "wannabe" burada "gangster"i nitelediğinden sanki özenti gangster bir gangster çeşidiymiş gibi oluyor.
"A gangster wannabe" kulağa daha doğru geliyor ama acaba Türkçedeki anlamının formuna benzediği için mi bana bu doğru geliyor diye şüphe ediyorum.
"A wannabe gangster" deyince kulağa normal geliyor ama "wannabe" burada "gangster"i nitelediğinden sanki özenti gangster bir gangster çeşidiymiş gibi oluyor.
"A gangster wannabe" kulağa daha doğru geliyor ama acaba Türkçedeki anlamının formuna benzediği için mi bana bu doğru geliyor diye şüphe ediyorum.
Kendimde yıllardır gözlemlediğim bir şey var. İnsanların (ve büyük ihtimalle bu kişiler sempati duyduğum kişiler) mimiklerini, jestlerini, hareketlerini taklit ediyorum. Bazıları şimdiye kadar yaşadığım sürede kalıcı oldu, bazıları ise geçiciydi.
Bunun bir adı var mı, ne bileyim hani psikolojik bir fenomen olaraktan?
Bunun bir adı var mı, ne bileyim hani psikolojik bir fenomen olaraktan?
Avro nolur? Bir miktar para var da üşengeçlikten 1 haftadır bozdurmadım. Sizce düşüş olur mu?
Ankara'da mikrodalgada ısıtılmış gibi pizza yapmayan bir fast food şeysi var mı? Çünkü insan arada bir gerçek pizza yemek istiyor.
Edit: Pahalı olmayan restoranlar da olabilir.
Edit: Pahalı olmayan restoranlar da olabilir.
Çok zamansız oldu ama bir şey isteyip yiyeyim diyorum. Bu japon, çin, tayvan gibi egzotik mutfakları hep denemek istemişimdir ama o restoranlardan yakın olan yok (bir tane var ve servis yaptığını sanmıyorum), yakın olmadıkları için de en az bir 30-40 liralık taban alışveriş ücreti istiyorlar eve servis için.
Pizza veya hamburger vesaire alabilirim ama onlara vereceğim 12-13 lira 4 lira verip mahallenin dönercisinden tavuk döner aldığımda daha çok lezzetli geldiği için boşa gitmiş gibi hissediyorum.
Ne yesek?
Yer: Aydınlıkevler/Ankara.
Edit: Ev dışında yav, yoksa yaparım bir şeyler. İnanılmaz üşeniyorum şu an. Abi üşengecim diyorum, evde yap diyorsunuz, ankamall'a git diyorsunuz... Neyse hadin verdim tikinizi gene...
Pizza veya hamburger vesaire alabilirim ama onlara vereceğim 12-13 lira 4 lira verip mahallenin dönercisinden tavuk döner aldığımda daha çok lezzetli geldiği için boşa gitmiş gibi hissediyorum.
Ne yesek?
Yer: Aydınlıkevler/Ankara.
Edit: Ev dışında yav, yoksa yaparım bir şeyler. İnanılmaz üşeniyorum şu an. Abi üşengecim diyorum, evde yap diyorsunuz, ankamall'a git diyorsunuz... Neyse hadin verdim tikinizi gene...
Enigma'nın "the greatest hits" başlıklı cd'sini aldım. Sadeness Part I'nın yarısından çoğu yok, belki başka şarkılarda da vardır; daha hepsini dinlemediğim için bilemiyorum. Bu daha önce de Chopin cd'si aldığımda olmuştu. Bilgisayarın okuyucusunda da sıkıntı yok. D&r taşak mı geçiyo benimle yoksa başka bir şey mi var? Daha paketi açılmamıştı yahu, yeni taktım bilgisayara.
Abiler evde süt yok, sanki bir yerlerde bu meretlerin meyve suyuyla gittiğini okumuştum. Kötü mü olur?
Arkadaşlar ne bol bol mesaj atarım ne bol bol konuşurum hattan. Pakatlere bakıyorum en küçüğü 1000 sms, 500 dakika filan. Haliyle pahalı oluyor. Ben de paket maket almayıp bir ayda 43 (41.5'tu 43 oldu bir de) kuruş ödeye ödeye götürüyorum.
Diyorum ki acaba faturalıya mı geçsem? Orada 100lük sms paketi, küçük konuşma paketleri filan var. Fiyatları da ucuz. Ne dersiniz?
Diyorum ki acaba faturalıya mı geçsem? Orada 100lük sms paketi, küçük konuşma paketleri filan var. Fiyatları da ucuz. Ne dersiniz?
Bu sabah yapmaya niyetlendim ama beceremedim sanki, gerçi epey lezzetliydi yine de.
Şimdi Efes Pilsen yemek kitabına göre malzemeler şunlardı: yumurta sarısı, nişasta, un, bira, karbonat, tuz. Karbonat olmadığından koymadım, zaten 6 kişilik olana bile yarım çay kaşığıysa 1 kişiye hiç gerekmez herhal dedim geçtim. Kabartma tozu koyabilirdim ama peh, üşendim anasını satayım. Neyse işte bu sosa buladım küpleri, orada 2 cm ebatlarla yapın diyordu ama ben 1 cm yaptım. Kıyamadım kaşara. Attım ve eridi bunlar tabii. Bir kısmı da altta yanar gibi oldu. Neyse biraz zorlayarak tavadan aldım bunu, ekmek olmadığından mecbur çatal bıçakla yedim bitirdim. O yanar gibi olan yerler de sucuk gibi görünüyordu, tadı da öyle gibiydi sanki; psikolojik midir bilmem ama...
Neyse, bunun aslı nasıl oluyor? Aslı derken, birasız veya biralı farketmez. Normal kaşar tavayı soruyorum. Yanlış bir şeyler yaptım gibi hissediyorum.
Şimdi Efes Pilsen yemek kitabına göre malzemeler şunlardı: yumurta sarısı, nişasta, un, bira, karbonat, tuz. Karbonat olmadığından koymadım, zaten 6 kişilik olana bile yarım çay kaşığıysa 1 kişiye hiç gerekmez herhal dedim geçtim. Kabartma tozu koyabilirdim ama peh, üşendim anasını satayım. Neyse işte bu sosa buladım küpleri, orada 2 cm ebatlarla yapın diyordu ama ben 1 cm yaptım. Kıyamadım kaşara. Attım ve eridi bunlar tabii. Bir kısmı da altta yanar gibi oldu. Neyse biraz zorlayarak tavadan aldım bunu, ekmek olmadığından mecbur çatal bıçakla yedim bitirdim. O yanar gibi olan yerler de sucuk gibi görünüyordu, tadı da öyle gibiydi sanki; psikolojik midir bilmem ama...
Neyse, bunun aslı nasıl oluyor? Aslı derken, birasız veya biralı farketmez. Normal kaşar tavayı soruyorum. Yanlış bir şeyler yaptım gibi hissediyorum.
Arkadaşlar 2 koca kase gevrek + süt yedim şimdi hamile gibiyim. 1 saat sonra dışarı çıkmam lazım, ne yapsam iner bu şişlik? Daha bağırsaklara da geçmemiş hani, üst taraf şişik hala.